MAHKEMESİ: İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/05/2013
NUMARASI: 2012/341-2013/345
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişi tarafından açılan istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda, ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alacaklı tarafından, borçlu A.. Ü.. (Ünallar Mermer) aleyhine icra dosyasına sunulan faturalardan doğan borcun tahsili amacıyla başlatılan takipte, 19.12.2011 tarihinde dava konusu mermer bloklar borçlunun huzurunda ve kendisine ödeme emrinin bizzat tebliğ edildiği adreste haczedilmiştir. Aksi sabit olancaya kadar geçerli haciz tutanağında, haciz mahallinde "Ünallar Mermer" levhasının bulunduğu anlaşılmıştır. Borçlu, haciz yapılan mahallin dava dışı oğlu tarafından eldeki davayı açan üçüncü kişi Şirkete kiraya verildiğini ileri sürmüştür. Bu açıklamalar karşısında, dava konusu mallar borçlunun elindeyken haczedildiğinden, İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu karinenin aksi davacı üçüncü kişi tarafından ispat edilmelidir.
Ne var ki; davacı üçüncü kişi tarafından ileri sürülen borçlunun oğlu ile aralarında imzalanan adi yazılı kira sözleşmesi, her zaman düzenlenmesi mümkün faturalar, yoklama fişi ve dosya kapsamındaki tanık anlatımları, az yukarıda belirtilen karinenin aksini ispatlamaya elverişli bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; bu maddi ve hukuki olgular ile mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı üçüncü kişinin, İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığından, davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 2.064,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.