MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.02.2014 gün ve 61/71 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili, bir kısım davalılar vekili ile davalı ... tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı... vekili, tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan 629 ada 231 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde miktar fazlalığı şerhi olduğunu ileri sürerek, beyanlar hanesindeki miktar fazlalığının pay oluşturulmak suretiyle ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini savunmuş, diğer davalılar ise cevap vermemiştir.
Mahkemece, ilk kararında davanın kabulüne karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine Yargıtay 1.Hukuk Dairesi'nin 20.12.2012 tarih 2012/13479 Esas 2012/15474 Karar sayılı ilamıyla dava konusu taşınmazdaki miktar fazlalığından dolayı ...'nin paydaş kılınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasının kural olarak doğru olduğu, ancak kurulan hükümde pay ve paydanın eşit olmadığı, pay ve payda arasındaki eşitsizliğin nedeninin belirlenmediği, hatalı pay üzerinden sonuca gidilmesinin dolu pafta sistemi ve sicillerin doğru tutulması ilkesi karşısında doğru olmadığına işaret edilerek bozmaya sevk edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, ... paydaş kılınmak suretiyle tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki miktar fazlalığının ... adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm davacı ... vekili ile bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki miktar fazlalığının ... adına tescili isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 629 ada 231 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu, 1.740 m2'lik taşınmazın beyanlar hanesinde '' 3.459 m2'lik fazlalık 21.01.1960 tarih ve 78 sayılı yazı ile ...'ne bildirilmiştir '' şerhinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda,
dava konusu taşınmazdaki miktar fazlalığından dolayı ... paydaş kılınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması kural olarak doğrudur. Ancak, taşınmazın 1957 yılında tapu kaydı esas alınarak karastroca tespit edildiği, 8.054 m2 olarak 629 ada 82 parsel numarası ile tescil olunduğu ve tapu kaydına 3.459 m2'lik miktar fazlası şerhinin yazıldığı, taşınmazın kamulaştırmalar sonucu ifraz görerek dava konusu 629 ada 231 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tescil edildiği ve miktar fazlasına ilişkin şerhin beyanlar hanesine aynen (3.459 m2 olarak) taşındığı kayden sabittir.
Mahkemece, her ne kadar bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda miktar fazlasına isabet eden ve belirlenen pay üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ise de; pay ve payda arasındaki eşitsizlik giderilmeden, hatalı pay üzerinden sonuca gidilmesi sicillerin doğru tutulması ilkesi karşısında doğru olmadığı gibi; hükmün mevcut haliyle infazı da mümkün değildir.
O halde mahkemece yapılacak iş; yeniden dosya üzerinden uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak taşınmazın kök kaydı olan 629 ada 82 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yazılı 3.459 m2'lik miktar fazlasının ne kadarının dava konusu taşınmaza isabet ettiğinin belirlenmesi ve infaza elverişli şekilde pay ile payda eşitlenmek suretiyle davacı ...nin doğru pay üzerinden paydaş kılınmak suretiyle karar verilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Tarafların temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy