MAHKEMESİ: Sakarya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 15/08/2014
NUMARASI: 2014/304-2014/262
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili şikayetinde; icra emrinde talep edilen alacağın Sakarya 1. Aile Mahkemesi'nin 2014/456 E. sayılı dosyasının 18/06/2014 tarihli duruşmasında verilen tedbir nafakası ara kararına ilişkin olduğunu, ancak bu ara kararının ilamlı icra takibine konu edilmesinin mümkün olmadığını ayrıca takip konusu alacağın takip tarihinden önce davalı adına yatırıldığını ve takip dayanağı borcun da mevcut olmadığını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İİK'nun 38. maddesinde, ilam mahiyetini haiz belgeler “Mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borç ikrarına havi resen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler” olarak sayılmış olup bu düzenlemede mahkeme ara kararlarının ve kısa kararlarının ilam niteliğinde olduğu belirtilmemiştir. Ayrıca ara kararları İİK'nun 68. maddesindeki belgelerden olduğundan ve kararın bütününü ihtiva ettiğinden genel haciz yolu ile takibe konulması mümkün ise de, davanın sonunda verilen ve tefhim edilen kısa karar gerekçeli kararla bütünlük arz edeceğinden müstakilen ilamsız takip yolu ile veya ilamların icrası yolu ile müstakilen infaz edilemez.
Bu durumda Mahkemece takip tarihindeki durum ve dayanak belge nazara alınarak, kısa karara dayalı olarak ilamların icrası yolu ile takip başlatılmayacağı ve icra emri gönderilemeyeceği yönündeki borçlu şikayetinin kabulü ile, icra emrinin iptaline karar verilmesi yerine, yazılı gerekçeyle reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy