MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
... ile ... aralarındaki alacak davasının reddine dair ... Aile Mahkemesi'nden verilen 21.03.2013 gün ve 377/177 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, ... 1.Aile Mahkemesi'nin 2011/521 esas sayılı boşanma dosyasında davacı ve müşterek çocuklar lehine tedbir nafakasına karar verildiğini, ... 3.İcra Müdürlüğünün 2012/38 esas sayılı dosyasında icra memurunun infaz memuru sıfatıyla tedbirin yerine getirilmesi için görevlendirildiğini, icra dosyasında borçlu vekilinin talebi üzerine, icra Müdürlüğünün gerekçesi yazılarak altı imzalanmış açık bir karar olmaksızın, dosyada daha önceden hesaplanan birikmiş nafakadan borçlu tarafından haricen yapıldığı iddia edilen ödemelerin indirilerek, bakiye hesabın borçlunun çalıştığı Liman İşletmesi Müdürlüğü'ne yazılan 26/03/2012 tarihli müzekkere ile bildirilmesine ilişkin olarak yapılan işlemin dosya üzerinden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Temyize konu iş bu davanın açıldığı ... İcra Hukuk Mahkemesince 2012/178 esas 2012/221 karar sayısı kararı ile uyuşmazlığın aile mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Aile mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, bilirkişi ücreti olarak 200 TL delil avansını yatırmak üzere davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin takdir edilen ücreti yatırmadığı, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre talep, taraflar arasında boşanma davası devam ederken TMK 169 maddesi uyarınca geçici önlem niteliğinde olmak üzere ara karar ile hükmedilen tedbir nafakasının tahsili için yapılan ilamsız icra takibinde, ödeme iddiası üzerine gerçekleştirilen memur işlemine karşı şikayet niteliğinde olup; icra hukuk mahkemesince İİK 16. vd maddesinde gösterilen usulde incelenmesi gerekir. Dava, icra hukuk mahkemesinden görevsizlik kararının kesinleşmesi ile Aile mahkemesinin esasına kaydolunmuş isede Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşen görevsizlik kararları bağlayıcı değildir.
Diğer yandan, TMK'nın 169. maddesi gereğince mahkemenin ara kararıyla hükmedilen tedbir nafakası kendine özgü bir önlem niteliğinde olup; HMK 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirlerden değildir. Verdiği ara kararla tedbir nafakasına hükmedilen Aile Mahkemesi, daha sonra verebileceği yeni bir ara kararı veya nihai hükümle bu ara kararını kaldırma veya üzerinde değişiklik yapma hakkına sahip isede böyle bir değişiklik yapılmadan mevcut tedbir nafakasının icra takibine konu edilmesi durumunda, her türlü ödeme ve bedelsizlikle ilgili itirazların artık icra hukuk mahkemesine yapılması ve bu mahkeme tarafından bir karar verilmesi gerekir. Aile Mahkemesinin ara kararıyla hükmettiği tedbir nafakasının infazı için İskenderin 3.İcra Müdürlüğünün 2012/38 sayılı icra takip dosyası mevcut olduğu görülmektedir. Davalı borçlunun mükerrer ödeme iddiası üzerine anılan 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/38 sayılı icra takip dosyası üzerinden yapılan memur işlemiyle Liman İşletmesi Müdürlüğüne talimat yazılmış, ödeminin borçlunun maaş hesabından gerçekleştirilen kesintiyle ödemeden mahsubu istenmiştir. Davacının mahkemeye başvurusu, belirtilen İcra memuru işlemine karşı İİK 16 vd. maddeleri uyarınca yapılmış bir "şikayet davası" niteliğindedir. Bu şikayeti inceleme görevi İcra Mahkemesine aittir. Nitekim talep de önce İcra Mahkemesine yapılmıştır. İcra Mahkemesince de görevsizlik kararı verilmesi ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olması, dosyanın görevsizlikle geldiği Aile Mahkemesinin de görevsizlik kararı verilmesine engel değildir. Açıklanan nedenlerle mahkemece icra hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
bozma nedenine göre vekalet ücretine yönelik temyiz itrazlarının şimmdilik incelenmesine yer olmadığına ve 24,30 TL peşin harcın davacıya iadesine 17.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy