MAHKEMESİ : Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/06/2013
NUMARASI : 2013/95-2013/240
T.. Ö.. ve Y.. Ö.. aralarındaki muhdesat adiyetinin tespiti davasının reddine dair Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.06.2013 gün ve 95/240 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, ... ada 42 parsel sayılı taşınmaz üzerine tek katlı ev yaptıklarını, parsel ile ilgili ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu, parsel üzerindeki binanın kendileri tarafından yapılmış olup davalının binanın inşasında hiçbir maddi ve manevi katkısı bulunmadığını ileri sürerek 405 ada 42 parsel üzerindeki binanın kendileri tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı vekili, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davada dava şartlarından olan aynı konuda kesin hüküm bulunmamasına ilişkin HMK'nun 114/1-i maddesinde belirtilen dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle HMK'nun 115. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, süresi içerisinde davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de Mahkeme'nin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 303/1. maddesine göre “…hükmün, diğer davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” Mahkemece kesin hüküm olarak nazara alınan Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/1203 Esas 2005/576 Karar sayılı dava dosyasındaki talep, intifa hakkının tapuya tescili istemine ilişkin olup mülkiyet hakkından kaynaklanan bir taleptir. Temyize konu eldeki davanın konusu ise, ayni hakka yönelik olmayıp ortaklığın giderilmesine konu taşınmazda satış suretiyle ortaklığın giderilmesi durumunda satış bedelinde davacının daha fazla hakkı bulunduğuna ilişkin şahsi hak talebidir. Açıklandığı üzere, her iki davanın konusu birbirinden farklı olup hukuki sebep yönünden benzerlik bulunmamaktadır. Eldeki dava yönünden Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/1203 Esas 2005/576 Karar sayılı kararı kesin hüküm teşkil etmez. Mahkemece, davanın esasına girilip gerekli araştırma ve incelemenin yapılması gerekirken yazılı şekilde davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacıların temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy