MAHKEMESİ : İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/05/2014
NUMARASI : 2013/660-2014/474
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Şikayet eden borçlu İ.. M.. vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/345 Esas 2013/102 Karar sayılı 15.04.2013 tarihli ilama dayalı olarak başlatılan takipte, İstanbul Vakıfbank Valide Sultan Şubesine borçlu nezdinde bulunan hak ve alacaklar üzerine haciz konulduğunu, idarenin banka hesabındaki paraların abonelerden tahsil edilmiş olan su ve atıksu bedelleri olup, 1580 sayılı Yasa'nın 19/7 maddesi, İİK'nun 82. maddesi ve 2560 sayılı Kanun'un 27/1. maddesi gereğince haczedilemeyeeğini yapılan haciz işleminin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece; ilgili banka şubesinden dosyaya gönderilen paranın alacaklı vekiline 02.07.2013 tarihinde ödendiği ve dosyanın infaz edilerek kapatıldığı; gerekçesiyle şikayetin konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm; şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her dava ve şikayet açıldığı tarihteki hukuki durum gözetilerek hükme bağlanır. (28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı İ.B.K. ve HGK'nun 17.03.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı).
Bu durumda haciz nedeniyle hesaptan gelen paranın ödenmesi haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel değildir. Bu nedenle şikayetin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 27.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.