MAHKEMESİ : İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2013
NUMARASI : 2013/65-2013/59
T.. F.. tarafından açılan mirasçılık belgesi istemi davasının reddine dair İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.01.2013 gün ve 65/59 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Tasurruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili dava dilekçesinde; vekil edeni bankanın borçlusu N.. A..’ın vefat ettiğini, N.. A..’ın mirasçılık belgesinin çıkarılması için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nden alınan yetki belgesinin dilekçe ekinde olduğunu açıklayarak davanın kabulü ile banka borçlusu N.. A..’ın mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesinin kendilerine verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tensip tutanağı ile birlikte; “… ölüm ile taraf ehliyetinin son bulduğunu, dava tarihinden önce mirasbırakan N.. A..’ın öldüğünü, ölü kişiye karşı dava açılamayacağını, ıslah yolu ile de ölü kimsenin mirasçılarına karşı davaya devam edilmesinin olanaklı bulunmadığını, mirasbırakanın 2011 olan takip tarihinden önce 2010 yılında vefat ettiğini, yapılan icra takibinde verilen yetkinin geçerli bir takibe dayalı ve taraf ehliyeti tamamlanmış bir icra dosyasında düzenlenen yetki belgesi olmadığını, davacı kurumun mirasbırakanin mirasçıları arasında da yer almadığını, takipten önce borçlunun ölmüş olması nedeniyle İcra Müdürlüğü dosyası üzerinde işlem yapamayacağını ve yetki belgesi düzenlenemeyeceğini, HMK'nun 51 ve 138. maddeleri gerekçe gösterilmek suretiyle anılan maddeler gereğince davacının davasının reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, banka borçlusu bulunan N.. A..’ın 20.10.2010 tarihinde ölümü nedeniyle mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesinin alınması isteğine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yazılan ret gerekçesi dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.
1997 yılında İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 1997/7808 Esas sayılı dosya ile borçlu hakkında icra takibi yapıldığı, dosyanın takipsiz bırakıldığı daha sonra 2004/20393 Esası ile yenilendiği, ancak tekrar dosyanın takipsiz bırakıldığı yine İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 2011/4721 Esası ile yenilendiği ve bu yenilemeden sonra dilekçe ekinde sunulan 2011/4721 Esas ile borçlu N.. A..’ın vefatı ile alacaklı vekiline mirasçılık ilamı alınması konusunda yetki verildiği, bunun üzerine ve bu yetkiye dayalı olarak davacı kurum vekili tarafından mirasçılık belgesi ile ilgili davanın açıldığı görülmektedir.
TMK'nun 28. maddesine göre kişilik, çocuğun sağ olarak tamamı ile doğduğu anda başlar ve ölümü ile sona erer. Mahkemenin bu yöndeki görüşü ilke olarak doğrudur. Ölü kişiye karşı dava açılamaz ve ölü kişi adına iptal ve tescile de karar verilemez hususu 04.05.1978 tarih ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile getirilmiş bir ilkedir. Bu konuda da uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, davacı kuruma borçlu bulunan N.. A..’a karşı sağlığında icra takibine başlamış, belirli aralıklarla dosyanın takipsiz bırakılması sonucu en son 2011 yılında yenilenmiş ve borçlunun öldüğünün anlaşılması üzerine aldığı yetki belgesi gözetilerek söz konusu eldeki dava açılmıştır. Artık böyle bir durumda TMK'nun 28 ve az önce açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına gitme olanağı bulunmamaktadır.
Davacı kurum vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/III-2. bendi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 17.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.