MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne dair .... Aile Mahkemesi'nden verilen 24.04.2014 gün ve 192/347 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen ve davalı adına kayıtlı taşınmazla ilgili olarak alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının katkısının bulunmadığını, kişisel mal olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 21.289,78 TL'nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasfiyeye konu taşınmazın kooperatif üyeliği yoluyla edinilmesi halinde, kooperatife yapılan ödemelerden ve bu ödemelerin isabet ettiği dönemlerden hareketle mal rejiminin tasfiyesi ile eşlerin alacak miktarları belirlenir. Kooperatif ödemelerin 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 170.maddesi gereğince mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden önceki dönemde tamamlanması durumunda eşler lehine katkı payı alacağı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 202/1. maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden sonraki dönemde tamamlanmasında ise değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak hakkı doğabilecektir.
Kooperatif ödemelerinin bir kısmının mal ayrılığı, bir kısmının da edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemlerde yapılmasında; mal ayrılığı dönemindeki ödemelere her bir eşin yaptığı katkı oranı, daha sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimine kişisel mal olarak geçeceği kabul edilmektedir.
Buna göre; mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde (01.01.2002 tarihine kadar) eşlerin kooperatif ödemelerine yaptıkları katkı oranı, 743 sayılı TKM, Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ile Yargıtay ve Dairemizce kabul edilen "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi göz önünde bulundurularak belirlenmelidir. Kişisel mal olarak kabul edilen bu katkı oranı, 01.01.2002 tarihinden sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimi kurallarına göre, hesap edilecek "değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak" miktarlarının tespitinde gözetilecektir.
Bunun için, öncelikle iddia ve savunmalar doğrultusunda kooperatif üyeliğine ve ödemelere ilişkin belgeler, eşlerin katkıda kullandıklarını ileri sürdükleri malvarlıkları (miras, ziynet, bağış vs) ile mal ayrılığı dönemine ilişkin düzenli ve sürekli gelirlerine (maaş, gündelik, kar payı vs) ilişkin belgeler bulundukları yerlerden eksiksiz olarak getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulmalıdır. İhtiyaç duyulması halinde, değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; taraflar, 18.07.1992 tarihinde evlenmiş, 04.06.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 18.02.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu taşınmaz eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 26.02.2003 tarihinde ferdileşme yolu ile davalı adına tescil edilmiştir. Davacı kadın ev hanımı olup, davalı erkek ise işçi olarak çalışmaktadır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).
Tüm dosya kapsamı ve delillerin incelenmesinden, mahkemece taşınmazın davalının edinilmiş malı olduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulü ile davacı lehine katılma alacağına karar verilmiş ise de; gerekçe dosya kapsamına uygun değildir. Davalı tarafça dava konusu evin 2000 yılında parası ödenerek edinildiği, başkaca ödemenin yapılmadığı, edinme tarihi itibariyle kişisel malı olduğu ve mal ayrılığı rejimi hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerektiği savunulmuş, bir kısım davacı tanıkları da evin hazır vaziyette iken satın alındığını beyanlarında belirtmişlerdir. Mahkemece, ilgili kooperatife yazı yazılarak davalının üyelik tarihi olan 12.10.2000 tarihinden itibaren yapılan tüm ödeme evrakları getirtilerek, taşınmazın TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden önce ve sonra yapılan ödeme olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre yukarıda yazılı ilkeler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 364,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy