MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne dair .... Aile Mahkemesi'nden verilen 25.06.2014 gün ve 1040/565 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, taraflar arasında görülmekte olan .... Aile Mahkemesi 2005/344 Esas sayılı boşanma dava dosyasına sunmuş oldukları 15.11.2005 tarihli dilekçe ile davalı adına kayıtlı 13 nolu meskenin evlilik birliği içerisinde tarafların ortak katkıları ile alındığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının 1/2'sinin iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş; hükümle birlikte tefrik edilen iş bu temyize konu dava dosyasına sundukları 31.10.2011 tarihli dilekçe ile taşınmazın yarı hissesi değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı itirazında bulunmuş, esasa yönelik ise davacının katkısının bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin dava tarihinden ititbaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin incelenmesinden, davacı tarafın tefrik edilen boşanma dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesi incelendiğinde davacı tarafın sadece boşanma talepli olarak dava açtığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı taraf 15.11.2005 tarihli dilekçe ile tapu iptal ve tescil talep etmiş ve mahkemece taşınmazın değeri için yatırılmak üzere verilen süre içerisinde taşınmazın değerinin yarısı 30.000,00 TL üzerinden harç yatırmış ise de, davalı taraf gerek boşanma dosyasına sundukları 27.03.2006 tarihli gerek tefrik sonrası 09.09.2009 tarihli dilekçelerinde usulüne uygun açılmış bir dava olmadığını, davacı tarafın bu şekilde davayı genişletmelerine muvafakat etmediklerini açıkça belirtmiştir.
Davacının, dava dilekçesinde taşınmaz konusunda mal rejimine dayalı bir davası bulunmamaktadır. Bu istek için sonradan harcın yatırılması ve talepte bulunulması isteği dava halinde getirmez. O halde davacı tarafından usulüne uygun, harcı da yatırılarak açılmış bir davası bulunmadığından, davacının bu talebiyle ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması gerekirken, usulüne uygun bir dava varmış gibi değerlendirme yapılarak talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 429,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy