MAHKEMESİ : İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/07/2014
NUMARASI : 2014/716-2014/532
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu aleyhine İstanbul 5. Aile Mahkemesi'nin 05.12.2013 tarihli 2011/1004 Esas 2013/929 Karar sayılı boşanma ilamına dayalı olarak maddi-manevi tazminat, ilam vekalet ücreti ve işlemiş faiz talebiyle ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlu vekili, dayanak ilamın kesinleşmediğinden bahisle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; kesinleşmeyen maddi-manevi tazminata ilişkin bölümün takibe konulamayacağı gerekçesiyle maddi-manevi tazminat ve faizlerine ilişkin kısmın iptaline karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/4. (HMK'nun 367/2.) maddesi gereğince, aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemezler. Ayrıca, boşanma kararının eklentisi olan tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik kısımları da aynı kurala tabidir. Boşanma ilamı kesinleştiği takdirde, ekinde hükmedilen, tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin takibe konulabilmesi için nitelikleri gözetilerek kesinleşmeleri gerekli değildir. (HGK. 28.2.2001 tarih 2001/12-206 Esas, 2001/217 Karar, 22.10.2008 tarih 2008/12-656 Esas, 2008/638 Karar)
Somut olayda, takip dayanağı İstanbul 5. Aile Mahkemesi'nin 05/12/2013 tarihli 2011/1004 Esas 2013/929 Karar sayılı ilamının boşanma kısmı temyiz edilmeyerek 04.03.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Takip ise 09.04.2014 tarihinde başlatılmıştır.
Bu durumda mahkemece takip tarihinden önce takip dayanağı ilamın boşanma hükmü yönünden kesinleştiği, ilamda hükmedilen tazminat ve vekalet ücreti alacağının icra edilebileceği nazara alınarak şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.