MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil, Tazminat
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen reddine kısmen kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde; ... parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak mirasbırakanı ... adına kayıtlı olduğunu, murisin 1961 yılında öldüğünü, davacının 03.06.1976 tarihinde düzenlenen harici satış sözleşmesiyle murisin çocuklarından ..., ..., ... ve ...'ın taşınmazdaki miras paylarını satın aldığını, ancak dava tarihi itibarıyla bu kişilerin ölü olduğunu açıklayarak bu kişilerin mirasçılarına intikal eden payların tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline; bu talebin kabul edilmemesi halinde ise tespit edilecek sebepsiz zenginleşme bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalıların bir kısmı davanın reddini savunmuş, bir kısmı ise cevap vermemiştir.
Mahkemece, tapulu taşınmazların harici satışının geçersiz olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, denkleştirici adalet ilkesi gereğince uyarlanan satış bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kademeli olarak öncelikle 743 s.lı MK'nun 612. (TMK 677) maddesi uyarınca miras payının devri sözleşmesine dayanarak davalıların miras payının devri ile adına tesciline karar verilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde bedele hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının kademeli ilk isteği olan tapu iptali ve tescil talebi incelenmeksizin dayanılan sözleşmenin adi yazılı olduğu ve bu sebeple sözleşmenin geçerli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle dava bedele yönelik olarak kabul edilmiştir. Mirasçılar arasında yapılan satış sözleşmesinin 1976 yılında yapıldığı, sözleşmenin yapıldığı tarihte geçerli olan 743 sayılı Türk Kanunun Medenisinin 612. maddesi miras payının devri sözleşmesinin geçerli olmasını yazılı olması koşuluna bağlamış olup, resmi şekil zorunluluğunu öngörmemiştir. Durum, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı TMK'nın 677. maddesinde de aynı şekilde düzenlenmiştir. O halde mahkemenin taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı ve bu nedenle geçerli olmadığı gerekçesi yerinde değildir. Bu nedenle mahkemece miras payının devri sözleşmesinin şekil koşulunun olayda gerçekleşmiş olduğu benimsenmek suretiyle sözleşmenin diğer gerekli unsurları yönünden değerlendirilip, gerekirse dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, tarafların gösterdiği tanıklar dinlenmek suretiyle sözleşmenin dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığının ve diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilip sonucuna göre davacının tapu iptal-tescil talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi; olumsuz karar verilmesinin gerekmesi halinde ancak davacının kademeli talebi olan bedel yönünden karar verilmesinin düşünülmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 115,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.