MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı ve Değer Artış Payı Alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı ve değer artış payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair 5. Aile Mahkemesi'nden verilen 09.04.2014 gün ve 463/457 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen araç nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kişisel malının ikamesi olduğundan açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 3.447,00 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından esası yönünden temyiz edilmiştir.
1-Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki 2. bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davalı ...'in faizin başlangıç tarihine yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 239/3.maddesi hükmüne göre; Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür. Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi buna ilişkin mahkeme kararının verildiği tarihtir.
Mahkemece, mal rejiminin tasfiyesi ile davacı lehine hüküm altına alınan katılma alacağına kararın verildiği 09.04.2014 tarihten geçerli olmak üzere faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yanlışa düşülerek davanın açıldığı 03.10.2003 tarihinden itibaren faiz uygulanması yasal düzenlemeye ve Yargıtay uygulamalarına aykırıdır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın, bu bölümünün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK m. 438/7, HMK 370/2).
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün (2.) bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının (2) nolu bendi ikinci satırındaki ''davanın açıldığı 03/10/2003'' ibare ve rakamlarının hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, yerine ''karar tarihi 09.04.2014'' rakamlarının yazılmasına, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; diğer temyiz itirazlarının yukarda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, ve HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 52,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.