MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Alacak
... ile ... aralarındaki alacak davasında mahkemenin görevsizliğine dair 6. Aile Mahkemesi'nden verilen 29.05.2014 gün ve 411/470 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, birleşen boşanma dava dilekçesinde boşanma ile birlikte mal rejiminin tasfiyesi ile alacak talebinde de bulunmuş; alacak talebi boşanma dosyasından hüküm ile tefrik edilerek ayrı esasa kaydolunmuştur.
Davalı ... .. vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava dilekçesindeki taleplerin borçlar hukukundan kaynaklandığı ve Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 22.12.2005 tarihinde evlenmiş; 16.03.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 30.09.2015 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Dava konusu edilenlerden 3 nolu mesken, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 15.03.2012 tarihinde davacı eş tarafından satış yolu ile davalı eş adına tescil edilmiştir. Diğer talep konusu banka kredisi ise, mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihinden sonra 30.04.2012 tarihinde .....bankasından davacı eş adına 10.375,00 TL ihtiyaç kredisi olarak çekilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, davacı tarafın 65 bin TL katılım payı alacağına ilişkin talebi hakkında yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiş ise de gerekçe dosya kapsamına uygun değildir. Davacı taraf, davaya konu meskenin 2007 yılında banka kredisi ile alındığı ve kendi adına tapuya kaydedildiğini, eşler arasındaki huzursuzluk artınca müşterek çocuğun velayetinin davacıya, dava konusu evin ise davalıya devri konusunda sözlü anlaştıklarını ve devrin ertesi günü karşı tarafın hemen boşanma davası açtığını belirterek mesken ile ilgili katılım payı alacağının tahsilini talep etmiştir
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). Davalı eşin kendisine devrinin sözleşmeye dayalı olduğunu, taşınmazın kendisinin kişisel malı niteliğinde olduğunu ileri sürmüş ise de; ileri sürülüş şekline göre davanın, edinilmiş mallara katılma rejimine dayalı artık değere katılma alacağı isteğine ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Kişisel mal savunması katılma alacağı davası içinde değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece davacının alacak talebinin genel hükümlere (Borçlar Kanunu'na) dayalı bir talep olduğu, mahkemenin bu sebeple görevsiz olduğuna ilişkin gerekçesi ve kararı yerinde değildir. 4787 sayılı Aile Mahkemeleri'nin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 5133 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere aile hukukundan (TMK'nun 118-395 m) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesi'nde bakılacağını hükme bağlamıştır. Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir (H.G.K 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı). Somut davada (talep yönünden) Aile Mahkemesi görevlidir. Mahkemece yapılması gereken iş; bu talep yönünden davanın 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı gözönüne alınarak, HMK'da gösterilen ve karar tarihi itibariyle yapılmayan kalan usuli işlemlerin tamamlanması, gerektiğinde tahkikat aşamasına geçilip, tarafların delillerinin toplanması ve değerlendirilmesi, gerçekleşecek sonucuna göre talep hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi olmalıdır. Durum böyleyken, mahkemece yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.