MAHKEMESİ : Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/10/2013
NUMARASI : 2013/1072-2013/1001
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, icra emrinde fer'ilere ilişkin talebin yasal dayanağının bulunmadığını, ilama aykırı olduğunu, dava konusu aracın teslim edilmemesi nedeniyle ilam hükmüne aykırı takip yapılmış olduğunu belirterek icra emrinin ve takibin iptalini talep etmiş; Mahkemece, “şikayetçinin şikayetinin kabulü ile icra emrinin, ayıplı aracın alacaklı tarafından borçluya teslim edilmesi veya teslimine hazır hale getirilmesinden sonra ayıplı araç bedelinin takip alacaklısına ödenmesine” şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
HMK'nun 297/2. maddesi;
"Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü içermektedir.
Temyiz olunan kararın hüküm sonucu kısmında, yukarıda belirtilen maddenin 2. fıkrası hükmüne aykırı olarak, davacının istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükme ve taraflara yüklenen borç ve tanınan haklara yer verilmeksizin sadece, “şikayetçinin şikayetinin kabulü ile icra emrinin, ayıplı aracın alacaklı tarafından borçluya teslim edilmesi veya teslimine hazır hale getirilmesinden sonra ayıplı araç bedelinin takip alacaklısına ödenmesine” şeklinde hüküm kurulduğu görülmekle, hüküm belirsiz içeriktedir. Somut olayda, takip konusu ilamda dava konusu aracın davalılar tarafından ayıpsız yenisi ile değiştirilerek davacıya teslim edilmesine, ayıplı aracın davacı tarafından davalılara iadesine karar verildiğine göre; taraflara yüklenen edimler karşılıklı olup, edim yerine getirilinceye kadar takibin durdurulmasına karar verilmesi için hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy