MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/11/2009
NUMARASI : 2009/692-2009/1842
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün 2009/2269 Talimat sayılı dosyasında davacının bir kısım makinelerine haciz konulduğunu, haczedilen malların borçlu A.. Ş.. ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu malların dava dışı üçüncü kişi A.. V.. A..’ten satın alındığını, faturaların Bakırköy 29. Noterliği'nce tasdik edilen işletme defterine kayıtlı olduğunu iddia ederek istihkak iddialarının kabulü ile haczedilen menkul malların davacıya aidiyetine ve davalının %40 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının 05.01.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığı iş yerinde yapılan hacizde haczedilen makinelerin davacıya ait olduğu, makinelerin borçlu ile bir ilgilinin bulunmadığı yolunda tam bir kanaat hasıl olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Bakırköy 3.İcra Müdürlüğü'nün 2009/5437 Esas sayılı dosyası üzerinden 31.03.2009 tarihli haciz tutanağı ile haczedilen menkul malların davacıya aidiyetine, bu mallar üzerindeki haczin kaldırılmasına, menkul malların davacıya teslimine, davacı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. Maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
27.10.2009 tarihli celsede, davalı alacaklı vekili borcun haricen ödendiğini beyan ederek davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti talebini kabul etmediklerini ifade etmiştir. Anılan beyanın dayanak takip dosyasında alacaklı olan M.. B.. vekiline ait olması sebebiyle bu beyan doğrultusunda takibe konu borcun ödendiğinin ve bunun sonucu olarak davanın konusuz kaldığının kabulü gerekir. Ancak; davacı yararına yargılama giderine ve vekalet ücretine
hükmedilebilmesi için davayı açan üçüncü kişinin davasını ispatlayıp ispatlayamadığı hususunun, bir başka deyişle, eldeki davada tarafların haklılığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu minvalde dava dosyası ve takip dosyası incelendiğinde, 31.03.2009 tarihinde yapılan haciz sırasında haciz mahalline borçlunun da geldiği, aynı yerde 22.06.2009 tarihinde yapılan başka bir hacizde ise bu sefer davacı üçüncü kişi mahalde bulunmadığı gibi haciz mahallinde bu kez borçlu Alaaddin'in abisi F.. Ş..'un bulunduğu, davacı tarafından sunulan mahcuz mallara ilişkin faturaların işletme defterinde kaydı görünüyor ise de, defterde kayıtlı malların mahcuz mallarla aynı mal olduğunun tespitine yarayacak ayırt edici özelliklerin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı üçüncü kişinin iddiasını ispatlayamadığının kabulü gerekir. Buna göre de, davalı alacaklının yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru değildir. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 171,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.