MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı, Ziynet ve Eşya Alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı, ziynet ve eşya alacağı davasının kısmen kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı asil tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen ve davalıya mirasen intikal eden arsa üzerine evlilik birliği içinde inşa edilen iki katlı bina ile ziynetleri ve çeyiz eşyaları ile ilgili olarak alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ..., davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ziynet eşyaları yönünden 6.960,00 TL'nin ve iki katlı bina yönünden 17.110,90 TL'nin dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline, çeyiz eşyalarına ilişkin talep hakkında ise yargılama devamında söz konusu eşyaların davacıya iade edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 19.08.1996 tarihinde evlenmiş; 11.01.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 08.05.2013 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, ziynet eşyaları yönünden 23.05.2012 tarihli kuyumcu bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de; alınan bu raporda dosyada mevcut fotoğraflar üzerinden yapılan tespit doğrultusunda 20 adet çeyrek altın, iki adet kolye ve bir adet zincir
-//-
ile 3 adet altın bilezik niteliğindeki eşyalar üzerinden değer belirlendiği anlaşılmaktadır. Ne var ki davacı taraf dava dilekçesinde sadece 10 adet 25'er gramlık Adana burması niteliğindeki bilezikler için talepte bulunmuştur. Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK md. 26). Davacı taraf eşyalarla ilgili talebini bu şekilde somutlaştırdığı ve bilezik niteliğinde olmayan diğer ziynet eşyaları yönünden talepte bulunmadığı halde; talebe konu olmayan ziynet eşyaları yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenle, sadece (3) adet altın bilezik yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken; talebin aşılması suretiyle davacı lehine fazla alacağa hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş; hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı asılın yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 358,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy