MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair .... Aile Mahkemesi'nden verilen 29.05.2014 gün ve 415/479 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen taşınmaz, davalının banka hesabındaki paranın getirisi ve paylı mülkiyette olan taşınmazın iyileştirilmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 60.000,00 TL alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu malların kişsel malı olduğu, davacının katkısı bulunmadığı iddiası ile açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 31.996,91 TL katılma alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının tüm ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı ...'in faize yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 239/3.maddesi hükmüne göre; Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür. Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi buna ilişkin mahkeme kararının verildiği tarihtir.
Mahkemece, mal rejiminin tasfiyesi ile davacı lehine hüküm altına alınan katılma alacağına kararın verildiği 06.06.2014 tarihinden geçerli olmak üzere faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yanlışa düşülerek dava dilekçesinde talep olmasına rağmen faize hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; kararın bu bölümünün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK m. 438/7).
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün (2.) bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının (1) nolu bendi üçüncü satırındaki ''15.998,45 TL'nin'' ibaresi ile üçüncü satırında başlayan ''davalıdan alınıp davacıya verilmesine,'' ibaresi arasına ''karar tarihi 06.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte'' sözlerinin yazılarak eklenmesine, HMK'nun 370/2. (HUMK'nun 438/7) maddesi uyarınca hükmün bu bölümünün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; davalının tüm ve davacının diğer temyiz itirazlarının yukarda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine ve 274,00 TL peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.