MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili müvekkili hakkındaki ilamlı takibe karşı takas mahsup def'inde bulunmuş, mahkemece talep kabul edilmiş hüküm Dairemizce onandıktan sonra alacaklı vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilerek "onama kararı kaldırılıp hüküm dava dilekçesi alacaklıya tebliğ edilmeden ve diyecekleri sorulmadan sonuca gidilmesi hatalı olduğu gibi, takas mahsup konusu edilen Bursa 10. İcra Müdürlüğü dosyasındaki alacağın 14.05.2006 tarihinde, takas iddiasının ileri sürüldüğü 19.10.2012 tarihinde zamanaşımına uğradığı nazara alınarak talebin reddi gerektiği gerekçesi ile" bozulmuştur.
Mahkemece bozma üzerine dosya esasa kaydedilip duruşma günü verildikten sonra borçlunun verdiği karar düzeltme dilekçesi üzerine dosyada işlem yapılmaksızın "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş; bu hükümde alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesinde; 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK 427 ve devamı maddelerine göre mahkemelerden verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulduktan sonra ilgili Dairesince verilen bozma ve onama kararlarına karşı HUMK 440.maddesi uyarınca karar düzeltme istenebilir. Yine HUMK'nun 442.maddesi gereğince aynı karar için bir defadan ziyade karar düzeltme yoluna gidilemez.
Bu nedenle borçlunun karar düzeltme istemine ilişkin dilekçesinin reddine, karar vermek gerekmiştir.
2-Alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinin incelemesinde,; Yargıtay bozma ilamı üzerine mahkemece dosya yeniden esasa kaydedilip duruşma günü verilmiştir. Yukarıda gerekçesi belirtildiği üzere borçlu vekilinin 11.07.2014 tarihli karar düzeltme dilekçesi sonuca etkili olmayacağından, bozma hususunda taraf beyanları alınarak yargılamaya devam olunması gerekirken dilekçe nedeni ile hiç bir işlem yapılmadan "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.