MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti
... ve müşterekleri ile ... aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasına konu ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde krokide B harfi ile gösterilen muhdesatların vekil edenlerinin murisi tarafından yapıldığını açıklayarak, B harfi ile gösterilen muhdesatların vekil edenleri adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamış, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, davacı beyanları, tapu kayıtları ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası kapsamından, davanın kabulüne, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında fen bilirkişi raporunda krokide B harfi ile gösterilen kısımdaki binaların davacıların murisi ... tarafından inşa edildiği ve mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine, bu muhdesatların davacıya ait olduğunun tapu kaydında beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmesi üzerine hüküm; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yazılı yargılama usulüne (HMK.md.118-186) tabidir. Dava dilekçesinin davalılara tebliğinden (HMK.md.122) sonra hangi usuli işlemlerin yapılacağı 6100 sayılı HMK'nun 122 vd. maddelerinde, yargılamadaki dilekçelerin değişimi (HMK.md.126-136), ön inceleme (HMK.md.137-142) kesitleriyle ilgili usulü işlemlerin tamamlanması, varsa dava şartları ve ilk itirazlar hakkında bir karar verilmesi (HMK.md.138), yoksa tahkikat aşamasına (HMK.md.143 vd.) geçilerek sonucuna göre karar verilmesi şeklinde gösterilmiştir. 6100 sayılı HMK'da kesitli yargılama öngörülmüş olup, ön inceleme duruşması ile tahkikat aşaması kesitleri ayrı belirlenerek, ön inceleme ve tahkikat duruşmasının bir arada yapılması koşulları yine yasada gösterilmiştir.
6100 sayılı HMK'ya göre, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra, ön inceleme yapılması zorunludur (m. 137/1). Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini
.//..
sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez (m. 137/2). Şu halde, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilmesi mümkün ise de, bu yönlerden yapılan inceleme tamamlandıktan sonra ön inceleme için duruşma günü tebliğ edilip, taraflara bildirilmesi usulen zorunludur. Çünkü tahkikat, tarafların ön inceleme duruşmasında anlaşamadıkları hususlar esas alınarak yürütülecektir (m. 140/3).
Somut olaya gelince; Mahkemece düzenlenen tensip tutanağında ön inceleme duruşması ile tahkikat duruşmasının birlikte yapılmasına ve yargılamanın 27.02.2014 tarihine bırakılmasına karar verilmiş, davalıya dava dilekçesi, tensip zaptı ve duruşma günü tebliğ edilmiş; ancak davalı taraf belirlenen ön inceleme duruşmasına gelmemiştir. Mahkemece, ön inceleme duruşması yapılmasına karar verildiği, davalının duruşmaya gelmediği ve ön inceleme duruşmasında dava usule ilişkin sebeplerle karara bağlanmayıp tahkikat aşamasına geçildiğine göre, davalının HMK'nun 147/1 maddesi gereğince tahkikat duruşmasına davet edilmesi zorunludur. Bu yasal zorunluluğun gereği yapılıp, davalının tahkikat duruşmasında bulunmasına olanak sağlanmaksızın, davanın esası hakkında hüküm kurulması, davalının hukuki dinlenilme hakkına (HMK md. 27) aykırı olmuştur.
O halde Mahkemece, davalının katılımı bulunmayan ön inceleme duruşmasının tahkikat duruşması ile birlikte yapılması, tahkikat duruşmasının da davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tahkikat duruşmasında bulunmasına olanak sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 852,25 TL peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, 04.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy