MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Şikayetçi alacaklı vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, dosya hesabının yanlış yapıldığını, icra dairesinin fazla tahsil harcı aldığını, bu hususların düzeltilmesi isteminin reddedildiğini ileri sürerek, ret işleminin kaldırılmasını, dosya hesabının yapılmasını ve fazla alınan tahsil harcının iadesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda dosya bakiye borcunun 16.444,63 TL olduğu tespit edilmiş, fazla alınmış tahsil harcı bulunmadığına karar verilmiştir. Borçlu vekili kararı temyiz etmiştir.
1-) Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
2-) Somut olayda, icra mahkemesince karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda, daha önce belirlenen takip çıkışı miktarına, icra vekalet ücreti ve daha sonra tahsil edilen tahsil harcı eklenerek toplam alacak miktarı belirlenmiş, ardından yapılan kısmi ödemeler mahsup edilmiş olup, bu hesaplama şekli doğru değildir. Kısmi ödemelerde, ödeme miktarı üzerinden tahsil harcı ve vekalet ücreti hesaplanıp toplam alacağa eklenmeli, ardından yapılan ödemenin öncelikle masraf, vekalet ücreti ve faizden mahsup edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 20. maddesinde “İcra takiplerinde takipten sonra işleyecek olan faizler, harcın hesabında nazara alınmaz.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan düzenleme uyarınca, tahsil harcının hesabında, takipten sonraki işleyecek faizin, tahsil harcı matrahına eklenmemesi gerekmektedir. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tahsil harcı hesaplanırken, takipten sonra işleyecek faiz de tahsil harcı matrahına eklendiğinden, bu şekilde hesaplama yapılması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.06.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.