MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonra borcun ödendiğini, alacaklıdan ibraname aldığını belirterek, itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep etmiştir. Alacaklı belgedeki imzayı kabul etmiş, ancak içeriğinin kendisince düzenlenmediğini ve doğru olmadığını, imzalı boş A4 kağıdının bu şekilde düzenlenmiş olabileceğini, kendisine takip borcu nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığını itirazın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan ilk yargılamada borçlunun duruşma gün ve saatini bildiği halde mazeretsiz duruşmaya katılmadığı, talebin şikayet mahiyetinde olduğu ve ispat edilemediğinden, şikayetin reddine karar verilmiş karar borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemiz'ce, 22.11.2012 tarihinde, borçlunun İcra Mahkemesi'ne başvurusu, İİK'nun 33/2. maddesine dayalı itfa itirazına ilişkin olup, şikayet niteliğini haiz olmadığından, alacaklının da davayı takip etmeyeceğini beyan etmesi üzerine taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK'nun 316/g, 150/1 ve 320/4. maddeleri gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmesi yerine, İİK'nun 16. ve 18. maddelerine dayalı olarak duruşmaya devam edilip yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece, kararda direnilmesi üzerine, Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/8-655 Esas 2014/148 Karar sayılı kararı ile direnme kararı bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucu, Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, borçlu tarafça 22.09.2014 tarihinde yenileme talebinde bulunulmuştur. Mahkemece ek karar ile, dosyanın karar numarası alması nedeniyle talebin reddine karar verilmiş, karar borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 150. maddesinin 4. fıkrasına göre; "Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir..." 5. fıkrasına göre ise; “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.”
Somut olayda, İcra Mahkemesi'nce bozmaya uyularak, anılan madde kapsamında dosya işlemden kaldırılmış, ancak işlemden kaldırma kararı, nihai karar gibi değerlendirilerek, karar numarası verilmiştir. Borçlunun 22.09.2014 tarihinde, yenileme dilekçesi üzerine, HMK'nun 150/4. maddesine göre işlemlere devam edilmesi gerekir. Dosyanın işlemden kaldırılması kararı, nihai karar gibi değerlendirilip karar numarası verilmesi usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle öncelikle, Uşak İcra Hukuk Mahkemesi'nin 25.09.2014 tarih 2014/216 Esas-283 Karar sayılı yenileme talebinin reddi kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının da yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 1-... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28.09.2014 tarih 2014/216 Esas, 283 Karar sayılı yenileme talebinin reddi kararının kaldırılmasına, 2- Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.