MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : ... vs.
DAVA TÜRÜ : İtiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu ... Diyaliz Dekorasyon A.Ş. vekili, dayanak ilam gereğince ödenmesi gereken 128.000,00 TL maddi-manevi tazminat bedelinin, müvekkili tarafından kusuru oranında 64.000,00 TL alacaklılardan ...'e ödendiğini, ...'den ibraname alındığını, diğer borçlu aleyhine yapılan takipte de alacaklıların, alacağın tamamını istemediğini, bu hususun da müvekkilinin borcunu ödediğini gösterdiğini iddia ederek, İİK.nun 33. maddesinin 1. fıkrasına göre itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep etmiştir.
Alacaklılar vekili, 64.000,00 TL ödeme yapıldığına ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığını, ...'in diğer alacaklıların alacağını ahzu kabza yetkili olmadığını, ibranamenin yasanın aradığı koşulları taşımadığını, müvekkilinin yanıltıldığını belirterek itirazın reddini talep etmiştir.
Mahkemece ibranamenin alacaklı ... yönünden bağlayıcı olacağı, bu alacaklı lehine hükmedilen manevi tazminattan davacı şirketin sorumlu olduğu miktar kadarının itfa edildiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle 2.000,00 TL manevi tazminat alacağı yönünden icranın geri bırakılmasına, fazladan talep edilen 1.155,70 TL işlemiş faiz yönünden takibin iptali ve takibin 12.194,38 TL yönünden devamına karar verilmiş olup hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak ... 19. İş Mahkemesi'nin ... sayılı ilamında “...Davanın kısmen kabulü ile; Davacı Sulhettin'in 17.459,18 TL maddi, 15.000,00 TL manevi ,davacı ...'ın 27.072,59 maddi, 15.000,00 TL manevi, davacılar Zekiye, Nimet, Ercan ve Erhan'ın 4.000,00'er TL manevi tazminat davalarının KABULÜ ile olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazla istemin reddine...” karar verilmiştir. Şikayetçi vekili tarafından sunulan 01.02.2012 tarihli ibranamede “... 19. İş Mahkemesi'nin ... dosyası ile babam ..., annem ..., kardeşlerim ./.
... adına hükmedilen maddi manevi tazminat bedellerinin bugüne kadar işlemiş faiziyle birlikte tazminatın asıl alacak olan toplamı 128.000,00 TL'nin ...Dizayn ..A.Ş.'ne tekabül eden 64.000,00 TL'sini ... Dizayn A.Ş'den haricen kendim, annem, babam ve kardeşlerim adına aldım” ifadelerine yer verilmiştir. ...'ın diğer alacaklılar adına alacağı kabule yetkili olduğuna dair bir belge bulunmamaktadır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ibraname sadece ... yönünden sonuç doğurur. Mahkemece alınan 13.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda; şikayetçi borçlunun ... lehine hükmedilen 4.000,00 TL'nin 1/2'sinden sorumlu olduğu bildirilmiş ve bu doğrultuda faiz hesaplaması yapılmıştır. Ancak dayanak ilamda müşterek müteselsil sorumluluğa hükmedildiğinden şikayetçi borçlunun ... tarafından verilen ibraname nedeniyle 4.000,00 TL'nin itfa edildiğinin kabulü ve bu doğrultuda faiz hesaplaması yapılması gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.