MAHKEMESİ: İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 01/11/2013
NUMARASI: 2013/206-2013/841
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takip dayanağı İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/93 Esas ve 2011/153 Karar sayılı ilamında, “ .174.500,00 USD nin 18.12.2009 tarihinden fiili tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasa'nın 4/A maddesi gereğince faiz uygulanarak davalı Banka ve borcu üstlenen TMSF'den alınarak davacıya ödenmesine...” karar verilmiştir.
Bu ilamla başlatılan takipte, İNG Bank'ın borçlu sıfatına ve istenen faize, diğer borçlu TMSF'nin ise, istenen faiz miktarına itirazları üzerine, Mahkemece; bilirkişiden alınan rapora göre fazla istendiği tespit edilen faiz kısmının iptaline, ancak ilam hüküm kısmında borcun ödenmesine dair İNG Bank aleyhinde de hüküm bulunduğundan borçlu sıfatına itirazının reddine karar verilmiş, borçlular vekilince hüküm temyiz edilmiştir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Tebliğleri gereğince, bankalar uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit ederek, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na bildirmek zorundadırlar. Bildirilen bu oranlar bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranlar olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebilmektedir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda; bilirkişinin TC Merkez Bankası'nın, Türkiye Barolar Birliği'nin talebi üzerine, 2000-2011 yılları arasında kamu bankalarının fiilen uyguladıkları oranları tespit ederek bildirdiğine ilişkin üst yazı ve ekindeki oranlar ile 1999 ve 2012 yılı için de kendisi tarafından Ziraat, Halk ve Vakıflar Bankası'ndan temin edilen oranlara göre faiz hesabı yaptığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkemece, ilam ve yasa hükmü nazara alınarak Devlet Bankalarının takip konusu yabancı paraya fiilen uygulanan en yüksek faiz oranları ilgili bankalar genel müdürlüklerinden sorularak tespitiyle, bu oranlar esas alınarak faiz hesabı yapılıp sonuca gidilmesi gerekirken, bilirkişinin şahsi çabası ile temin ettiği oranlara göre yaptığı hesaplamanın esas alınarak hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.