MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlular vekili, takipte kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücretli izin, yargılama gideri ve vekalet ücreti alacaklarına uygulanan faiz oranlarının fahiş olduğunu, mevduata uygulanan en yüksek faiz oranlarının bankalardan sorularak bilirkişi tarafından yeniden hesap yapılmasını ve fahiş faiz miktarının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tarafların bildirdiği bankalardan bildirilen faiz oranlarına göre yapılan bilirkişi hesabı esas alınarak icra emrinin düzeltilmesine karar verilmiş, karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
HGK'nun 20.09.2006 tarih, 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere Mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan her bir hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde, mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır. Bilirkişice yapılan hesaplamada, o dönem için uygulanan faiz oranlarından hangisi yüksek ise o yıl için o bankanın faiz oranının uygulanması gerekmektedir.
Mahkemece, faiz oranlarının sorulacağı banka isimlerini bildirmeleri için taraflara imkan tanınmış olup, taraflarca banka isimleri bildirilmiş ve bilirkişiye hesap yaptırılmıştır. Ancak, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada, hangi bankanın faiz oranının uygulandığı belli olmadığı gibi, dönemsel olarak da belirlenen faiz oranlarının ne şekilde uygulandığı belli olmadığından, ek rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu yeterli görülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
./.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy