MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı Payı Alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair .... Aile Mahkemesi'nden verilen 11.09.2014 gün ve 760/705 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, ziynet eşyalarının bozdurulması ve tarafların ortak gelir birikimleri ile evlilik birliği içerisinde edinilen arsa ve üzerine inşa ettirilen bina yönünden alacağın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı ..., adına kayıtlı ve katkı payı alacağına konu edilen taşınmaz kişisel malı olduğunu ve davacının bu taşınmazların edinilmesinde katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 12.10.1983 tarihinde evlenmiş; 24.09.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 24.04.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu 541 parsel numaralı arsa eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 06.11.1986 tarihinde tapuda davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
Mahkemece, dinlenen davacı tanıkları beyanlarının soyut ve çelişkili olduğu, davacının arsa ve bina inşaatına çalışarak katkısını somut delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de gerekçe dosya kapsamına uygun değildir. Dosya kapsamında davalı tarafın terzilik yaptığı sabit olup; uyuşmazlık davacının davalı eşin yanında birlikte terzilik işinde çalışıp çalışmadığına ilişkindir. Bu konuyla ilgili olarak aynı zamanda davalının kardeşi ve yengesi olan bir kısım davacı tanıklarının beyanlarında da doğrulandığı, burdan hareketle arsa ve binanın edinilmesinde davacınında çalışması ile katkısının olduğunun kabulü gerekmektedir. Ne var ki; dosya kapsamında eşin taşınmazın edinilmesindeki bu katkının oranını tespite yeterli veri de olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; TMK 4. ve TBK 50. maddeleri uyarınca, hukuk ve hakkaniyete uygun bir katkı oranı takdir edilmesi, talep miktarı da gözetilerek bu oranın taşınmazın arsa ve bina dahil dava tarihi itibariyle tespit edilecek toplam değeri ile çarpımı sonucu bulunacak miktara hükmetmekten ibarettir. Durum böyleyken, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy