MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/10/2013
NUMARASI : 2013/217-2013/812
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Takip konusu İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/821 Esas, 2011/422 Karar sayılı 23.11.2011 tarihli ilamda 89.930 USD'nin asıl alacak tutarı olan 88.449 USD'sine 01.01.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülerek tahsiline karar verilmiştir.
Borçlu tarafça faize itiraz istemiyle İcra Mahkemesi'ne başvurulmuş, yaptırılan bilirkişi incelemesi ile bankaların Merkez Bankası'na bildirdikleri faiz oranları nazara alınarak hesaplama yapılmış, mahkemece rapor doğrultusunda faiz miktarının tespitine gidilmiştir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.
T.C. Merkez Bankası Tebliğleri gereğince, bankalar uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit ederek, T.C. Merkez Bankası'na bildirmek zorundadırlar. Bildirilen bu oranlar bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranları olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebilmektedir.
Bu durumda Mahkemece takip konusu ilam ve ilgili Yasa maddesi nazara alınarak, Devlet Bankalarının takip konusu yabancı paraya fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranlarının ilgili bankalardan sorularak tespiti ve bu oranlar esas alınarak birer yıllık dönemler halinde faiz hesabı yapılarak sonuca gidilmesi yerine, eksik incelemeyle ve yetersiz rapora dayalı olarak hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy