MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu, ... mahalles...tarihinde haciz konulduğunu, söz konusu taşınmazın haline münasıp meskeni olduğunu ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; şikayete konu binanın üç katlı olduğu, binada kat irtifakı yada kat mülkiyetinin kurulu olmadığı, dolayısıyla üç katının da borçluya ait olduğu, talimat Mahkemesince yapılan keşifte tek daire inceleme konusu yapılmış olup, raporda borçlunun haline münasip olduğu belirtilmiş ise de, binanın üç katlı olması ve borçlu adına kayıtlı olması nedeniyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu tarafça temyiz edilmiştir.
İİK’nun 82/1-12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Mahkeme kararına mesnet yapılan bilirkişi raporunda, haciz konulan tapuda 818,00 m2 yüzölçümlü, bahçeli kargir ev vasfındaki taşınmazda borçlunun hissenin tam olduğu, ancak keşifte borçlu, taşınmaz üzerindeki tedbir nedeniyle kat irtifakının kurulamadığını yalnızca zemin kattaki dairenin kendisine ait olduğunu beyan ettiğinden sadece zemin katın değeri 60.000 TL olarak tespit edilip borçlunun haline münasip evi olduğu bildirilmiştir. Fiili duruma göre borçlunun oturduğu dairenin değerinin esas alınarak düzenlenen rapor bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. Somut olayda belirtildiği üzere bina 3 katlı olup daireler üzerinde henüz kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmadığından ve borçlunun da tapuda taşınmazın mülkiyetine tam hisse ile sahip olduğundan bilirkişilerce taşınmazın tamamının arsa değeri ve meskenin kıymeti belirlendikten sonra yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda borçlunun haline münasip evin değeri belirlenerek sonuca gidilmesi gerekirken Mahkemece yazılı gerekçe ile şikayetin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.