Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili, icra emrinde takibe konu işçi alacaklarının yasal kesintileri dikkate alınmaksızın brüt üzerinden takibe konulduğunu icra emrinin iptalini, talep etmiştir.
Mahkemece, şikayetin kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu vekili şikayet dilekçesinde alacak kalemlerinin fahiş olduğunu yasal kesintiler yapılmadan brüt miktarlar üzerinden takibin başlatıldığını ileri sürmüş, ancak bu konuda bir rakam belirtmemiştir. O halde şikayetin kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilerek, sonuçta da borçlu aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde geri verilmesine 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.