MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra Takibine İtiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu, ilamlı icra takibine konu yardım nafakasının 7.808,50 TL tutarındaki kısmını takip tarihinden önce ödediğini iddia ederek ödediği kısım yönünden icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Alacaklı vekili, alacaklının, davacı borçlunun öz kızı olduğunu, ailesinden gördüğü şiddet nedeniyle devlet korumasına alındığını, yapılan ödemelerin davalının eğitimi ve diğer zorunlu masrafları için yapılan ahlaki ödemeler olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme'ce, dosya kapsamındaki bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK'nun 327. maddesinde "Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. "
İİK'nun 33/1. maddesinde ise; icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icranın geri bırakılmasına karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; borçlunun itfa itirazına dayanak olarak sunduğu ve Mahkeme'ce nafaka alacağına mahsuben yapıldığı kabul edilen ödemelerin takip dayanağı ilamın karar tarihinden önce yapılan ödemeler olduğu anlaşılmaktadır. Nafaka yükümlülüğü doğmadan yapılan bu ödemeler nafaka borcundan mahsup edilemez. Anılan ödemelerin yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ahlaki bir borcun yerine getirilmesi niteliğinde ödemeler olduğu kabul edilerek itirazın reddine karar verilmesi gerekirken itirazın kısmen kabulüne hükmedilmesi hatalıdır
-//-
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.