MAHKEMESİ: Bolu İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 27/11/2013
NUMARASI: 2013/567-2013/552
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
HMK'nun Geçici 3. maddesi gereğince uygulanması gereken HUMK'nun 443/4 (HMK'nun 367/2.) maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle aynı ilamda yazılı eklentilerin de infazının istenebilmesi için ilamın kesinleşmesi zorunludur. Buna karşılık, gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel "şahsi" haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmelerine gerek yoktur. Yani bu ilamlar kesinleşmeden icraya konulabilir.
Somut olayda Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/101 E, 2013/327 K, sayılı, 08.10.2013 tarihli ilamının incelenmesinde; davaya konu taşınmazın davacı adına olan tapusunun kısmen iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aksi halde verilen bedelin ve bu kısım üzerine yapılan binanın yapı bedelinin tahsili talep edildiği, Mahkemece, tapu iptali ve tescil talebinin reddine arsa ve bina bedelinin tahsiline karar verildiği görülmektedir. Bu durumda taşınmazın aynı tartışılıp sonuçta bedeline hükmedildiğinden ilamda hükmedilen alacakların takibe konulabilmesi için ilamın kesinleşmesi gerekir.
O halde, Mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken ilamın taşınmazın aynı ile ilgili bulunmadığı ve kesinleşmeden icra takibine konulabileceğinden bahisle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekili temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 15.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.