(2004 S. K. m. 33)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili, müvekkili aleyhine ilama dayalı olarak başlatılan ve devam eden takibe karşı, borcun takipten sonra ödendiği ve alacaklı tarafından tarihsiz alındı belgesinin imzalanarak verildiği, belgedeki imzanın Ankara Cumhuriyet. Savcılığı'nca yaptırılan soruşturma kapsamında, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nce yapılan incelemede, alacaklıya ait olduğunun tespit edildiği, bu nedenle takibin harici ödeme nedeniyle iptalini talep etmiş, alacaklı vekili belgedeki imzanın kendilerine ait olmadığını ve harici ödemenin de bulunmadığını bildirerek istemin reddini talep etmiştir.
Mahkemece, borçlunun ibraz ettiği belgenin ibraname vasfında olduğu ve alacaklı tarafından imzası kabul edilmese dahi Cumhuriyet Savcılığı'nca yaptırılan inceleme sonucu alınan rapora göre imzanın alacaklıya ait olduğu tespit edildiğinden icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir.
İİK'nun 33. maddesi 2. bendinde; icra emrinin tebliğinden sonraki devrede gerçekleşmiş ödeme ve imhale dayanan geri bırakma istekleri mutlaka noterlikçe resen düzenlenmiş yada tasdik olunmuş belgeye veya icra tutanağına dayandırılmalıdır. Anılan maddeye göre alacaklı tarafından imzası ikrar edilen belgeye yer verilmemiş ise de, Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, alacaklının ibraname vasfında olan belgedeki imzayı kabul etmesi halinde icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği, ancak alacaklı tarafından ibraname altındaki imzanın inkar edilmesi halinde, İcra Mahkemesi'nce bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuca gidilmesinin mümkün olmadığı kuralı benimsenmiştir.
Somut olayda, takip dosyası borcunun takipten sonra haricen alacaklıya ödendiği ve tarihsiz alındı belgesinin düzenlenerek kendilerine verildiği iddiası ile borçlunun Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2006/930 Esas, 922 Karar sayılı dosyasında icranın geri bırakılması talebinde bulunduğu, Mahkemece 27.12.2006 tarihli karar ile; adi yazılı belgedeki imzanın alacaklı tarafından kabul edilmediği ve İcra Mahkemesi'nce imza itirazı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılamayacağından bahisle istemin reddine karar verildiği, bu karardan sonra Cumhuriyet. Savcılığı'nca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapora dayanılarak borçlu vekilinin tekrar aynı nedenle İcra Mahkemesine başvurduğu görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece, borcun takipten sonra ödendiğine dair sunulan adi yazılı belge altındaki imzanın alacaklıya ait olduğuna dair genel mahkemede alınan bir karar sunulmadığı sürece, Cumhuriyet Savcılığı'nca yapılan bir soruşturma ile ilgili olarak alınan rapora dayanılarak icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceği nazara alınarak, istemin reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçeyle kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca bozulmasına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK' nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 22.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy