MAHKEMESİ: Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 03/04/2013
NUMARASI: 2012/177-2013/119
R.. Ö.. ile A.. A.. ve H.. A.. aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.04.2013 gün ve 177/119 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekeçinde özetle; Hazine adına kayıtlı ... ada 18 parsel için müvekkilinin tapu tahsis belgesi bulunduğunu, ne varki komşu 19 nolu parseldeki 3 nolu evin zilyedi olan davalıların kapı açmak vs. eylemleriyle zarar verdiklerini ileri sürerek davalıların vaki müdahalelerinin önlenmesine, uğranılan zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar müştereken ve ayrı vermiş oldukları dilekçelerde özetle dava konusu yeri önceki malikinden satın aldıklarını davacının iddia ettiği gibi bir tecavüzün söz konusu olmadığını davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama, dosyada mevcut deliller değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulüne davacının men'i müdahale talebinin reddine yıkılan kömürlük bedeli 350,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verlmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından dava konusu... ada 18 ve 19 nolu parselere ilişkin tapu kayıtları getirilmiştir. Bu yerlerin 28.02.1953 günü tam mülkiyet üzere Hazine adına arsa nitelikleri ile tescil edildikleri, üzerindeki yapılarla ilgili olarak beyanlar hanesinde şerh bulunduğu ve tahsis belgeleri ile ilgili açıklamaların bulunduğu görülmüştür.
Mahallinde keşif yapılmış taraf tanıkları dinlenmiştir. Ayrıca res'en görevlendirilen bilirkişiler dosyaya kroki ve raporlarını sunmuşlardır. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin bilgisi dahilindedir. Uyuşmazlık, Hazine adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar nedeniyle davalıların nizalı yerin kendi zilyetliklerinde olup olmadığına ilişkindir.
Bilindiği üzere ve kural olarak devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki üstün zilyetlik ile başkasına ait tapulu bir taşınmazda kişisel hak iddia eden zilyetlerle ilgili uyuşmazlıklarda ki davalarda TMK'nun 974 ve devamı maddeleri uyarınca üstün zilyetliğin hangi tarafta olup olmadığının kanıtlanması ve uyuşmazlığın ona göre çözümlenmesi gerekir.
Bir başka anlatılma, kayda dayanan veya noterlikte düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanmayan isteklerde TMK'nun 683 ve devamı maddelere göre talepte bulunulamayacağı tartışmasızdır.
Öte yandan zilyetliğin korunmasına ilişkin davaların 6100 sayılı HMK'nun 4/c maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesince bakılıp karara bağlanması gerekir. Görev kamu düzenine ilişkindir. Yargılamanın her aşamasında res'en gözönünde bulundurulmalıdır.
Hal böyle olunca, görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken işin esasına girişilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabul ve hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.