MAHKEMESİ : Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/06/2005
NUMARASI : 2004/580-2005/250
Hazine ile Ç.. B.. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen hükmün tavzih yolu ile düzeltilmesine ilişkin isteğin reddine dair Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 13.06.2005 gün ve 580/250 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davacı tarafından kıyı kanununa dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında davanın kabulüne karar verilip hükmün davalı tarafından temyizi üzerine; 1. Hukuk Dairesi'nin 07.12.2005 tarih ve 2005/11443 Esas, 12961 Karar sayısı ile hükmün onanarak kesinleştiğini ancak, hüküm fıkrasında dava konusu kıyıya terk edilen kısmın 1.126,83 metrekare gösterildiği, Kadastro Müdürlüğü'nün ise sınırlar değişmemesine karşın teknolojik hesaplamalardaki farklılıklar nedeniyle 1.170,14 metrekare olarak kıyıya terkedilen alanı belirlediği ve bu nedenle davaya konu 608 ada 84 parsel üzerinde terkin işleminin yapılamadığını, hükmün infaz edilemediğini açıklayarak tavzih isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, tavzih ile taraflara tanınan hakların sınırlandırılması, değiştirilmesi mümkün olmadığından talebin reddine karar verilmesi üzerine ek karar davacı vekili tarafından süresi içerinde temyiz edilmiştir.
HMK. nun 305. (HUMK. m. 455) maddesinde; hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez, denilmektedir. Aynı Kanunun 306. maddesinde ise, tavzih dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren Mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası cevap süresi Mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur, Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Ancak, gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir, hükmüne yer verilmiştir. (HUMK. m. 456 vd.)
Dosya üzerinde yapılan incelemede, tavzih dilekçesinin diğer tarafa tebliğ edilmediği ve anılan maddelerde belirtilen yöntemin uygulanmadığı, doğrudan dosya üzerinde inceleme yapılarak tavzih kararının verildiği belirlenmiştir. Ayrıca, ilgili Çanakkale Kadastro Müdürlüğü'nün 21.01.2013 tarihli yazısından anlaşılacağı üzere yeniden yapılan hesaplamada kıyıya terkedilen kısmın yüzölçümünün 1170,14 metrekare olduğu, değişikliğin ancak tavzi kararı alınması neticesinde tanzim edileceği hususunun bildirildiği dosyadan anlaşılmaktadır. Temyiz edenin temyiz itirazları bu haliyle yerinde bulunmaktadır. Doğru, düzgün ve sağlıklı sicil oluşturma kamu düzeniyle ilgili olup, Mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulur. Mahkemece, hükme esas alınan plan ile Kadastro Müdürlüğünden temin edilecek plan üzerinde bilirkişi marifetiyle tespit yaptırılarak sınırlarda değişme olup olmayacağının tespiti sonrası karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Davacı temsilcilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy