(4721 S. K. m. 170, 202, 219, 225, 227, 231, 235, 236)
Dava: Taraflar arasındaki davanın kabulüne dair hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı taraf temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı T. A. vekili, 30.1.2000 tarihinde evlenen tarafların 2007 yılında boşandıklarını, evlilik birliği içinde satın alınan ve davalı adına tescil edilen 1025 ada 174 parseldeki 11 numaralı dairenin alımında, davacıya ait takıların satımından elde edilen para ile kız kardeşinden alınan 4.000 TL ve annesinden alınan 5.000 TL'nin kullanıldığını, sonraki ödemelerin müşterek hesaptan yapıldığını, davalı-karşı davacının kuvvet kullanması sebebiyle evden ayrılmak zorunda kalan davacının dava dilekçesinde miktar ve niteliği yazılı takılarıyla eşyalarını alamadan evden ayrılmak zorunda kaldığını ve ayrıca birlikte edinilen eşyaların da davalıda kaldığını açıklayarak, taşınmazdan kaynaklanan katılma ve değer artış payı alacağıyla mevcut ise ziynet ve eşyaların aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde, bunlardan kaynaklanan alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 12.6.2010 tarihli açıklamasında katılma alacağı olarak taşınmazın değerinin 1/2'si olan 85.000 TL ve eşyalar için 15.000 TL istediklerini bildirmiş, 20.12.2010 tarihli dilekçesiyle talebini 45.900 TL'si değer artış payı olmak üzere 107.950 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı-karşı davacı H. Ö. vekili, 1025 ada 174 parsel 11 numaralı dairenin davalının babasına aitken değerinin altında 55.000 TLye davalıya satıldığını, eve dair ödemelerin çoğunun fiili ayrılık döneminde yapıldığını, davalının gelirinin davacıdan fazla olması sebebiyle 1/2 katkının söz konusu olamayacağını, davalıya ait takıların davacının kiralamış olduğu banka kasasında muhafaza edildiğini, ilk fiili ayrılıktan sonra tarafların yeniden bir araya gelirken satın aldığı ev eşyalarının ödemesinin davalı tarafından yapıldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, karşı dava olarak davalı adına kayıtlı bulunan 2971 ada 3 parsel 3 numaralı dairenin iç onarımının davalı-karşı davacı koca tarafından gerçekleştirildiğini, bu sebeple davacının T.M.K.nun 227. maddesine göre değer artış payı alacağı bulunduğunu, yine evlilik birliği içinde edinilen ve davacı-karşı davalı kadın adına kayıtlı 34... ... plaka sayılı araçla davalıda kalan ev eşyalarından kaynaklanan alacağı bulunduğunu açıklayarak taşınır ve taşınmazların aynen teslimine, mümkün değilse tazminata karar verilmesini istemiş, 14.6.2010 tarihli dilekçesiyle taşınmazın tapusunun iptaliyle 1/2 payın davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde 52.500 TL ile araçtan kaynaklanan 12.500 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ev eşyalarının değerinin 25.000 TL olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, asıl dava da davaya konu 1025 ada 174 parsel 11 numaralı daire edinilmiş mal olduğundan 85.000 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı-karşı davacıdan tahsiline, fazlaya dair talebin ispatlanamadığından reddine, karşı dava da 2971 ada 3 parsel 3 numaralı daire ve 34 ... ... plaka sayılı araç edinilmiş mal olduğundan taşınmaz için 52.500 TL ve araç için 12.500 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacı-karşı davalı kadından tahsiline, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmesi üzerine; Hüküm, davacı-karşı davalı kadın vekili ve karşı davada ki vekalet ücreti yönünden davalı- karşı davacı koca vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Taraflar 30.1.2000 tarihinde evlenmiş, 6.2.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne dair hükmün 10.9.2008 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı 6.2.2006 tarihinde sona ermiştir (T.M.K. 225/2). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında evlenme tarihinden 4721 Sayılı T.M.K.nun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (T.K.M.'nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise, yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (T.M.K.nun 202, 4722 Sayılı Kanunun 10.).
Asıl davanın konusu 1025 ada 174 parsel 11 numaralı daire 14.4.2004 tarihinde karşı davaya konu 2971 ada 3 parsel 3 numaralı daire 21.5.2002 ve 34 ... ... plakalı araç 19.11.2004 tarihinde edinilmiş olduğuna, tarafların dava dilekçesi, ve sonraki açıklamalarıyla davacı- karşı davalının ıslah dilekçesine göre, asıl dava da istek katılma alacağı, değer artış payı ve genel hükümlere dayanan eşya ve ziynet alacağına ve karşı dava da taşınmaz için değer artış payı ve araç için katılma alacağı istemine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (T.M.K. m. 229) ve denkleştirmeden (T.M.K. m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (T.M.K. m. 219) toplam değerinden mala dair borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (T.M.K. m. 231) yarısı üzerinden (T.M.K. m. 236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması ve T.M.K.nun 227. maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden birinin, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekir.
Dosya muhtevasına, dava evrakıyla yargılama tutanakları münderecatına davaya konu 1025 ada 174 parsel 11 numaralı dairenin alımında davacıya ait ziynet eşyalarının kullanıldığı ve ödemelerde ailesi tarafından yardımda bulunulduğu usulüne uygun olarak ispatlanmadığına, davaya konu taşınmaza dair davacı kadının talebinin fazlasına karar verilmişse de bu konuda aleyhe temyiz bulunmadığı ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı- karşı davalı vekilinin değer artış payı ve ziynetlere dair yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün buna dair bölümünün ONANMASINA,
Davacı-karşı davalı vekiliyle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince, karşı davaya konu 2971 ada 3 parsel 3 numaralı daire davacı-karşı davalı T. A.'ın babası H. K. A.'ın kooperatif üyeliği sonucunda intifa hakkı üzerinde bırakılmak suretiyle T. A. adına tescil edilmiştir. Karşı dava dilekçesinin içeriği ve dosya kapsamından davalı-karşı davacı kocanın isteğinin bu taşınmaza dair yapmış olduğu iyileştirici ve koruyucu masraflardan kaynaklanan değer artış payına dair olduğu ancak mahkemece bu hususun gözardı edilerek katılma alacağına dair bir değerlendirme yapıldığı saptanmıştır.
Şu durumda, Mahkemece, davalının kişisel malı olan davaya konu taşınmaza davalının yapmış olduğu onarım, eşya alımı vb. işlemlerden kaynaklanan katkısının niteliği üzerinde durulmalı, söz konusu katkının davacının kişisel malıyla yapılmış olması halinde katkının yapıldığı tarihteki değerinin taşınmazın o tarihteki değerine oranı belirlenerek, bu oranla taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değeri çarpılarak değer artış payı miktarı tespit edilmelidir. Yukarıda açıklanan ve taşınmazda değer yaratan katkının davalı-karşı davacı kocanın kişisel malıyla değil de, edinilmiş maldan karşılandığının tespiti halinde ise, aynı şekilde belirlenen katkı miktarının yarısına değer artış payı olarak karar verilmelidir.
Öte yandan edinilmiş mal niteliğindeki 34... ... plakalı aracın 39.029 TL'ye edinildiği, satım bedelinin bir kısmının peşin olarak ödendikten sonra kalan kısım için banka kredisi kullanıldığı 11.11.2005 tarihinde davacı-karşı davalı T. A. hesabına annesinin hesabından 11,175 TL transfer edilerek kredinin kapatıldığı dosyadaki hesap hareketlerinden anlaşılmakla, bu miktarın kişisel mal olarak kabulüyle aracın kredi edinilmesindeki oranı belirlenerek bu oranla aracın karar tarihine en yakın tarihteki değerinin çarpımı sonucu elde edilecek rakamın davalının kişisel malı olduğu, kabul edilmeli ve sürüm değerden (T.M.K. m. 232, 235) düşürülmeli, kalan miktar üzerinden katılma alacağı (T.M.K. m. 236/1) hesaplanmalıdır. Araçta bir değer kaybı (T.M.K. m. 227/1. fıkrası son cümle) sonucu ise katkının başlangıçtaki değeri yanı yapılan katkı olan 11,175 TL hüküm altına alınmalıdır. Yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. T.M.K.nun 236/1 fıkrasının son cümlesi gereği takas-mahsup gözönünde bulundurulmalıdır.
Sonuç: Davacı- karşı davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve yasaya aykırı görülen hükmün 6100 Sayılı H.M.K.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-karşı davacı vekilinin vekalet ücretine dair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca H.U.M.K.nun 388/4. (H.M.K.m.297/ç) ve H.U.M.K.nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 965,00 TL peşin harcın istenmesi halinde temyiz eden davacı-karşı davalı T. A.'a iadesine ve 995,00 TL peşin harcın da istenmesi halinde temyiz eden davalı-karşı davacı H. Ö.'e iadesine, 13.03.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy