MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının onanmasına dair 18.11.2013 tarih, 2013/8291 Esas, 2013/16932 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
... A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2012/6628 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2230 sayılı talimat dosyasında yapılan 04.05.2012 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu haczin takip adresinde yapıldığını, borçlunun burada faaliyet gösterdiğini, ticaret sicil kaydında haciz adresinin göründüğünü, buna karşın aynı yerin üçüncü kişi adına kayıtlı olmadığını, bir başka takip dosyasında aynı yerde yapılan hacizde ise borçluya ait tahsilat makbuzu ve kartvizitin ele geçtiğini, davacının borçlu ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, üçüncü kişinin alacaklı olduğunu iddia ettiği borçlunun iş yerinde faaliyete başlamasının olağan yaşam deneyimi kuralları ile bağdaşmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “İİK'nun 97/a maddesi uyarınca mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bildiği halde borçluya ait iş yerinde ve aynı iş kolunda şube olarak ticari faaliyetine başladığı, iş yerinin borçlu tarafından terk edildiği, davacının anahtarı alarak iş yerini boşalttığı ve faaliyete başladığı yönündeki iddianın hayatın olağan akışına uymadığı, buna dair tutulan tutanağın kira sözleşmesi vb. diğer delillerin her zaman temini mümkün nitelikte bulunduğu, istihkak iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine” karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemiz tarafından hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davacı üçüncü kişi borçludan hemen sonra haciz adresinde faaliyete başlamış olmakla birlikte iş yerinin ya da içindeki ticari emtianın devralındığı yönünde bir delil dosyaya yansımamıştır. Ticaret sicil kayıtlarına göre de borçlu ve üçüncü kişi şirket arasında organik bağ ya da muvazaalı hareket edildiğini gösteren bir delil bulunmamaktadır. Bu koşullarda İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi kira sözleşmesi, vergi levhası, vb. nin yanı sıra faturalara dayanmaktadır.
Mahkemece faturaların mahcuzlara uygunluğu yönünde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Kabule göre de;
Teminat karşılığında takibin talikine karar verilmesi ve teminatın üçüncü kişi tarafından yatırılması karşısında İİK'nun 97/13. maddesi kapsamında alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların gerçekleştiğinin dikkate alınmaması hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin tashihi karar itirazlarının kabulüyle Dairemize ait 18.11.2013 gün 2013/8291-16932 sayılı onama kararının kaldırılmasına, hükmün BOZULMASINA ve 71,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.