MAHKEMESİ: İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 10/12/2013
NUMARASI: 2013/376-2013/667
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu hakkında başlatılan takibe dayanak ilamda bahse konu aracın ayıpsız mislinin alacaklılara verilmesine, infaz sırasında İİK'nun 24. maddesinin dikkate alınmasına karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nce aracın bedeli İzmir Ticaret Odası'na sorulmuş 37.000,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Alacaklılar vekili aracın halen üretilip üretilmediği hususunun araştırılarak belirlenmesini bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde İstanbul ve Ankara Ticaret Odaları'na müzekkere yazılarak araç bedelinin tespitini istemiştir.
İcra müdürü, araç bedelinin İzmir Ticaret Oadası'na sorulduğu ve bedelin belirlendiği gerekçesiyle istemi reddetmiş, alacaklılar bu işlemin iptali ve aracın halen üretilip üretilmediğinin belirlenmesi için İcra Mahkemesi'ne başvurmuştur.
Mahkemece yazılan müzekkere cevaplarına göre aracın yenisinin üretilmediği, İzmir Ticaret Odası aracılığı ile bedelinin belirlendiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş karar şikayetçi vekili tarafınan temyiz edilmiştir.
İİK'nun 24. maddesinin 1, 3, 4 ve 5. fıkralarında, taşınır teslimine dair ilam icra dairesine verilince, icra müdürünün icra emri tebliği ile 7 gün içinde o şeyin teslimini emredeceği, hükmolunan taşınır veya misli borçlu yedinde bulunursa zorla alınıp alacaklıyaz verileceği, yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değerinin alınacağı, vermezse ayrıca icra emrine gerek kalmaksızın haciz yoluyla tahsil olunacağı, taşınır malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu taktirde icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunacağı belirtildiği gibi hükmolunan taşınırın değerinin borsa ve ticaret odalarından olmayan yerlerde icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin olunacağı belirtildikten sonra maddenin son fıkrasında “ilgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet haklarının olduğu” hükmüne yer verilmiştir.
Son fıkrada yer verilen bu düzenlemenin, icra müdürünün belirlediği taşınırın değerinin taraflarca şikayet konusu edilmesi halinde, icra mahkemesine denetleme yetkisi tanıdığının, bu denetlemenin de icra hakimi tarafından uzman bilirkişiden yardım alınmak suretiyle gerçekleştirileceğinin kabulü gerekir. Bu kabul karşısında değer belirleme işleminin bizatihi icra müdürüne ait olduğu yönündeki yerleşik uygulama terk edilmiştir.
Bu durumda, Mahkemece dava konusu ayıplı aracın teknik donanımını gösteren bilgi ve belgeler taraflardan temin edilerek aracın halen üretilip üretilmediği belirlenip, üretilmiyor olması halinde, bu belgeler de nazara alınarak bilirkişi aracılığı ile haciz tarihi itibariyle değerinin belirlenerek oluşarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarda açıklanan nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.