MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/10/2012
NUMARASI : 2012/929-2012/1181
U.. K.. ile D.. K.. ve müşterekleri aralarındaki mirasçılık belgesinin iptali, yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasının kabulüne dair Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 09.10.2012 gün ve 929/1181 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı D.. K.. tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, açıklayarak Kocaeli 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 14.09.2005 tarih, 2005/1625 Esas ve 2005/1383 sayılı kararıyla verilen mirasçılık belgesinin iptaliyle yeni mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile Kocaeli 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 14.09.2005 tarih, 2005/1625 Esas ve 2005/1383 sayılı mirasçılık belgesinin iptaline, muris K.. K..'nın mirası 4 pay kabul edilerek; 1 payın murisin oğlu U.. K..'ya, 1 payın murisin oğlu T.. K..'ya, 1 payın murisin oğlu B.. K..'ya, 1 payın murisin oğlu C.. K..'ya isabet ve aidiyetine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı D.. K.. tarafından kendisinin mirasçı olmasına rağmen kararda mirasçı olarak gösterilmediği gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Davanın açıldığı 09.02.2012 tarihinde; yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesinde mahkemelerin görevinin kanunla belirleneceği, 2. maddesinde ise dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli Mahkeme'nin aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Aynı kanunun 4/1-ç maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemesi veya Sulh Hukuk Hakiminin bu kanun ile diğer kanunların Sulh Hukuk Mahkemesi'ni görevlendirdiği davaları göreceği açıklanmıştır. Öte yandan; aynı kanunun 383. maddesinde çekişmesiz yargı işlerinde görevli Mahkeme'nin aksine bir düzenleme olmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmiş, 382/2-c maddesi hükmünde ise miras hukukundaki çekişmesiz yargı işleri belirtilirken mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davalar da bu kapsamda sayılmış, ne var ki; mirasçılık belgesinin iptali istemiyle açılan davalar hakkında düzenleme yapılmamıştır.
O halde, mirasçılık belgesinin iptali davalarının hasımlı olarak açıldığı, sonucunun tarafları açısından kesin hüküm oluşturduğu dikkate alındığında çekişmeli yargı kapsamında
kalan davalardan olduğu, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan mirasçılık belgesinin iptali davalarına bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kuşkusuzdur. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Hal böyle olunca; mahkemece açıklanan bu hukuksal olgular göz önüne alınarak davanın görev nedeniyle reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yasal düzenlemelere aykırı şekilde işin esası hakkında karar verilmesi isabetsiz, davalı D.. K..'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün İİK’nın 366. ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 388/4. (HMK m.297/ç) ve 440/III-2 bendi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı Didar'a iadesine, 18.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy