MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair.... Aile Hukuk Mahkemesi'nden verilen 09.12.2013 gün ve 502/890 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.09.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... bizzat geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, tarafların evlilik içinde edindikleri 25543 ada 1 parseldeki 5 numaralı bağımsız meskenin dava tarihindeki değerinin 1/2'si 40.000,00 TL ile... plakalı aracın dava tarihindeki değerinin 1/2'si 10.000,00 TL ve... Şubesinde mevcut hesapta bulunan birikimin faizi ile nemaları ile birlikte 1/2’si 25.285,00 TL'nin yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini istemiş, 30.04.2008 tarihinde harcını yatırdığı dilekçesi ile isteğini 98.100,50 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının ev kadını olup, katılma alacağının bulunmadığını, önceden sahibi olduğu araçların satımı ile dava konusu otomobili satın aldığını, bankadaki paranın ise, ...'de bulunan ve vekil edeninin babasına ait çay bahçesinin ürününden elde edilen gelir olup, diğer kardeşlere dağıtılmak üzere bankada bekletildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemenin davanın kısmen kabulü ile, taşınmaz için 61.000,00 TL., araç için 12.000,00 TL ve bankadaki para için 23.684,71 TL katılma alacağının yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin isteğin reddine yönelik ilk kararı davalı vekilinin temyizi üzerine Dairenin 29.09.2009 tarih 2009/2848 Esas 2009/4318 Karar sayılı ilamı ile eksik araştırma ve inceleme yapıldığı gerekçesi ile bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, davaya konu edilen 25543 ada 1 parselde 5 numaralı meskenden dolayı 47.032,38 TL katılım alacağının karar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve davacının davalıya ait ... plakalı araç ile
-//-
2014/5056-16177 -2-
... Şubesindeki hesaptan dolayı isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm kabul edilen bölüm bakımından davalı vekili, tamamı bakımından davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin temyiz incelemesi sonunda, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazları reddedilmiş ancak, karar tarihine en yakın değerin hesaplamada dikkate alınması gerekirken karar tarihinden 4-5 yıl öncesine ait değerin dikkate alınmış olmasında hata yapıldığına işaret edilerek davacı lehine ikinci defa bozma sevk edilmiş, davalı vekilinin karar düzeltme isteği de reddedilmiştir.
Mahkeme tarafından ikinci bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama sonunda davacının davasının kısmen kabulü ile taşınmazdan kaynaklanan dava nedeni ile 62.815,50 TL katılma alacağının, dava dilekçesinde istenen 40.000,00 TL'lik talep yönünden boşanma dava tarihi olan 31.01.2006 tarihinden itibaren, ıslah dilekçesi ile istenilen 22.815,50 TL yönünden ise ıslah tarihi olan 30.04.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebi ile araçtan ve banka hesabından kaynaklanan taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili tarafından işin esasına yönelik olarak davacının çalışmadığı, katkısının bulunmadığı, çay bahçesinin gelirlerinin esasen babasına ait ise de ailenin büyük çocuğu olması sebebiyle davalıya verildiği, Gölbaşı ilçesindeki taşınmazın kişisel mal niteliğindeki davalının babasının çay gelirleri ile alındığı, tüp bebek denemeleri ile ilgili giderlerin dikkate alınmadığı, bir kısım tanıklarının dinlenmediği, davalının 30 yıllık alın teri ve ailesinden karşılıksız elde ettiği iktisapların göz ardı edildiği iddia edilmiş ise de Dairenin temyiz incelemeleri sırasında her iki bozma ilamında bu itirazlar gerekçeleri ile karşılanarak yerinde görülmediğinden bu itirazlar yeniden inceleme konusu yapılmamıştır.
Ancak, mahkemece ilk kararda dava konusu taşınmazın değeri 122.000,00 TL olarak dikkate alınarak bu değer üzerinden davacı lehine 61.000,00 TL. katılma alacağına hükmedilmiş, bu hüküm sadece davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Kararın temyiz incelemesi sonunda Dairenin 29.09.2009 tarih 2009/2848 esas 2009/4318 karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine Mahkeme tarafından bozmaya uyulmuş, ikinci hükümde davacının lehine 47.032,38 TL katılma alacağına hükmedilmiştir. Bu hükmü ise iki taraf vekili de temyiz etmiş, Dairenin temyiz incelemesi sonunda hüküm davacı vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görülerek davacı lehine bozulmuştur. İkinci bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda da Mahkemece davacı lehine 62.815,50 TL katılma alacağına hükmedilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay bozma ilamına uyulmakla davanın tarafları için lehte ve aleyhte usuli kazanılmış hak teşkil eder. Mahkeme tarafından ilk hükümde dava konusu taşınmaz yönünden davacı lehine 61.000,00 TL katılma alacağına hükmedilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmediğinden davalı lehine usuli kazanılmış hak meydana gelmiştir. Bu durumda Mahkemece usule uygun şekilde bozma doğrultusunda yapılan hesaplama ile 62.815,50 TL. katılma alacağı bulunmuş ise de usuli kazanılmış hak dikkate alınarak davacı lehine 61.000,00 TL katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde 62.815,50 TL katılma alacağına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağı davalarında faize, TMK’nın 239/3.fıkrası gereğince karar tarihinden geçerli olarak hükmedilmesi gerekmekte olup, Mahkemece, hükmedilen alacağın 40.000,00 TL.lik bölümüne dava, 22.815,50 TL.lik bölümüne ise ıslah tarihinden geçerli faize hükmedilmesi de doğru değildir.
-//-
2014/5056-16177 -3-
Davalı vekilinin temyiz itirazları bu iki husus bakımından yerinde olup hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmekte ise de bu hususlar HMK.nun 370/2. (HUMK.nun 438/7) maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “…Davacının davasının kısmen kabulü ile taşınmazdan kaynaklanan dava nedeni ile 62.815,50 TL katılma alacağının (dava dilekçesinde istenen 40.000,00 TL'lik talep yönünden boşanma dava tarihi olan 31.01.2006 tarihinden itibaren, ıslah dilekçesi ile istenilen 22.815,50 TL yönünden ise ıslah tarihi olan 30.04.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine…” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “…Davacının davasının kısmen kabulü ile taşınmazdan kaynaklanan dava nedeni ile 61.000,00 TL katılma alacağının, 09.12.2013 karar tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine…” …” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle HMK.nun 370/2. (HUMK. nun 438/7) maddeleri gereğince ONANMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.072,75 TL peşin harcın istek halinde davalılara iadesine 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy