MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil, alacak
... ile ... ve müşterekleri ile dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil, alacak davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 08.10.2013 gün ve 599/839 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar ... ve... bir kısım dahili davalılar ... ve ... ve davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; vekil edeninin ... İlçesi Bahçeyeniköy Köyü 692 parsel sayılı taşınmazın 5050 m2'lik kısmını babası ve tarafların ortak murisi olan...'den 19.04.1977 tarihinde 5000 TL bedelle satın aldığını, taşınmaza 1977 yılından bu yana nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyet olduğunu, tapu kaydının bu bölümünden hukuki değerini yitirdiğini açıklayarak taşınmazın 5050 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline, bunun mümkün olmaması halinde denkleştirici ... ilkesine göre satış bedelinin uyarlanarak 50.000 TL tutarındaki satış bedeli ile 15.000 TL tutarındaki ağaç bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulune uygun olarak tebligat yapılmış, davalılardan ...cevap dilekçesiyle zamanaşımı def'ini ileri sürmüştür.
Davalı ... Kaya, cevap dilekçesinde işlemin satış işlemi olmayıp bağış işlemi olduğunu, bağışlanan yerin ise 4050 m2 olduğunu, babasının vasiyetini kabul ettiğini, 65.000 TL'lik ödemeyi kabul etmediğini beyan etmiştir.
Dahili davalılar ... ve ... tescil istemini kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, davalılardan ...aleyhine açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden tapu iptali tescil isteminin reddine, toplam 45.861,61 TL'nin davalılar ..., ..., ..., ..., ve ...'tan hisseleri oranında tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine hükmün; tapu iptali tescil isteminin reddine ilişkin bölümü davacı vekili tarafından, tazminata ilişkin bölümü ise davalılar... ... ile ... ve ... vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nun 713/2 fıkrasında yer alan “maliki 20 yıl önce ölmüş...” hukuki sebebine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 2 fıkraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Kural olarak, tapu iptali tescil davası kayıt malikine, ölü olması halinde ise mirasçılarına karşı açılır.... tapu kayıtlarına göre, tapuda malik olarak gözükmeyen dahili davalılar ... ve ...'un tapu iptali tescil isteğinin kabulüne ilişkin beyanlarına değer verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık konusu taşınmazın geldi parseli olan 140 parsel sayılı taşınmaz 17.09.1961 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında tarafların ortak murisi olan... adına tespit edilmiş, tespit işlemi ise 06.09.1963 tarihinde kesinleşmiştir. Tapu kayıtlarına göre intikal işlemi mirasçılar adına 20.01.2010 tarihinde yapılmıştır.
Dosya arasındaki veraset ilamına göre tarafların ortak murisi .... 1978 yılında, eşi ....'in ise 22.08.2006 tarihinde dul olarak ölümü ile geriye mirasçı olarak tarafları bıraktıkları anlaşılmıştır. 15.05.1957 gün ve 2-11 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına göre, “...gayrimenkul üzerinde mirasçılardan sadece birisinin zilyet olması halinde onun hem kendi adına ve hesabına, hemde diğer mirasçılar adına ve hesabına zilyet durumunda bulunduğu kabul edilir...” Elbirliği mülkiyetinde, mirasçılar arasında kazanmayı sağlayan zilyetliğin işleyemeceği kabul edilmiştir. Taksim olmadığı takdirde bir mirasçının zilyetliği diğer mirasçılar adına sürdürülmüş sayılır. O itibarla, olayda bağımsız zilyetlikten ve bunun mülkiyeti kazandıracağından söz edilemez. Mevcut delil durumuna göre taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı...'den kaldığı belirlendiğinden davacının tapu iptali tescil isteminin reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin hükmün bu kısmına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile tapu iptali tescil isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
Davalılar... ... ile davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili dava dilekçesinde “...19.04.1977 tarihindeki satış bedelinin denkleştirici ... kurallarına göre günümüze uyarlanması ile bulunacak 50.000 TL ile müvekkili tarafından dikilip yetiştirilen zeytin ağaçlarının bedeli olan 15.000 TL'nin davalılardan alanırak müvekkilime verilmesini talep ediyoruz” demek suretiyle satış bedelinin dava tarihinde ulaştığı reel değeri talep etmiştir. Mahkeme ise, taşınmazın 21.06.2010 tarihinde belirlenen değeri olan 36.255 TL ile üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının bedeli olan 15.110 TL'nin toplamı olan 51.365 TL'lik tutar üzerinden davalı ...'in miras payına düşen 5503,39 TL'lik kısım mahsup edildikten sonra geriye kalan 45861,61 TL'nin davalılardan tahsiline karar vermiştir.
Davacının tutunduğu 19.04.1977 tarihli adi yazılı senette tarafların ortak murisi....'in imzası bulunmadığından bu belgenin... mirasçıları yönünden bir bağlayıcılığı yoktur. Dinlenen taraf tanıkları ise taşınmazın satış bedeli konusunda açık bir beyanda bulunmamışlardır.
Kural olarak, geçersiz sözleşmeye dayalı taşınmaz alım-satımlarında herkes verdiğini geri alır. Harici satış senedinde yer alan satış bedeli denkleştirici ... ilkesi gözönünde tutularak satış tarihinden dava tarihine kadar güncelleştirilmek suretiyle hüküm altına alınması olanaklıdır.
O halde mahkemece yapılacak iş, satış senedinin düzenlendiği iddia edilen 19.04.1977 tarihinde davacı tarafça ödendiği iddia edilen 5.000 TL tutarındaki satış bedelinin tarafların ortak murisine ödenip ödenmediği konusunda gösterdikleri tüm deliller toplanarak, davacı tarafından varsa ödenen satış bedeli tutarının belirlenmesi, ödeme tarihinden itibaren belirlenen satış bedeli bakımından tefe-tüfe endeksleri ile altın ve döviz fiyatları, memur maaş kat sayıları ve benzeri ekonomik etkenler gözetilerek satış tarihinden dava tarihine kadar uyarlamanın yapılması, isteğin ve fazlaya ilişkin hakların gözönünde tutulması, bu yönde tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın tomarı ile birlikte bir mali müşavir, bir
bankacı ve bir mülk sahibinden oluşan bilirkişi kuruluna verilmek suretiyle yapılan açıklamalar doğrultusunda geçersiz sözleşmeye dayalı alacağın uyarlanması sonucu miktarın belirlenmesi, uzman bilirkişilerden tarafların ve Yargıtay'ın denetimine açık gerekçeli rapor sunulmasının istenmesi, ondan sonra bedel konusunda bir karar verilmesi gerekirken HMK'nun 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesine de aykırı olarak taşınmazın keşif tarihindeki satış bedeli esas alınarak tazminata hükmedilmiş olması doğru olmamıştır.
Kabule göre de davacının talep edebileceği tazminat tutarı belirlenirken davacının... mirasçısı olduğu gözden kaçırılarak miras payına isabet eden tutar mahsup edilmeksizin sadece davalı ...'in miras payına isabet eden tutarın mahsubu ile geriye kalan kısmın miras payları oranında davalılardan tahsiline karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davalılar... ... ile ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bu davalılar yönünden tazminata ilişkin hüküm fıkrasının 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda dökümü yazılı 25,20 TL onama harcın peşin harçtan mahsubu ile artan 758,30 TL'nin istek halinde temyiz eden davacıya iadeine ve 783,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 15.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy