MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal rejiminden kaynaklanan davalar (Esasen katkı payı alacağı ve katılma alacağı)
... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan davalar (Esasen katkı payı alacağı ve katılma alacağ) davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ..Aile Mahkemesi'nden verilen 11.12.2013 gün ve 527/955 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.09.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... bizzat ve vekili Av. ... ve karşı taraftan davacı ....vekili Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, davacının 1970 yılında çalışmaya ...’ya gittiğini, 1972 yılında yurtdışında davalı ile evlendiğini, evlenme öncesi ve sonrası davacının çikolata fabrikasında 1980 yılına kadar çalışarak gelir elde ettiğini, tüm kazancını davalıya verdiğini, tarafların 1981 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaptıklarını ve kesin dönüş sebebiyle davacıya fabrika tarafından 6.000 Gulden tazminat ödendiğini, davacının ortak kazançla 1984, 1988, 1998, 2000, 2004 yıllarında Türkiye’de taşınmazlar edindiğini, yatırımlar yaptığını, tarafların 1990 yılına kadar Türkiye’de kaldıklarını, davalının tekrar işçi olarak yurt dışına gitmek istediğinde oturum hakkı kalmadığından gidemediğini, bu yüzden anlaşmalı boşandıklarını ve davalının Hollanda’lı bir bayanla evlenerek 1995 yılına kadar evli kalıp oturum hakkı aldığını, bu arada davacının Türkiye’de davalı ile birlikte yaşadıkları konutta kaldığını, oturum hakkı alan davalının yabancı eşinden boşanıp tekrar davacı ile resmi nikah yaptığını, bir yıl kadar sonra 1997 yılında davalının yurtdışından malulen emekli olduğunu, davacının ise 1997 yılında tekrar ....’da bir fabrikada işe girdiğini, bir yıl sürekli çalışarak gelirini davalıya aktardığını, 1998 yılından itibaren ise ara işlerde çalıştığını, sonrasında davalının bir bayanla gayri resmi evlenip birlikte yaşamaya başladığını, hatta davacı aleyhine boşanma davası açtığını ancak reddedildiğini, 2007 yılından itibaren davacının yurt dışında yalnız bırakıldığını açıklayarak diğer talepleri yanında davacının katkıda bulunduğu edinilen mallardan hisse alacağının da belirlenmesi suretiyle payı da hesaplanarak mal tasfiyesine karar verilmesini istemiş, dava dilekçesinde değeri 10.000 TL olarak göstermiş, daha sonra Mahkeme ara kararı üzerine 13.01.2011 tarihli açıklama dilekçesi vererek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere talebe konu taşınmazları tek tek bildirerek değeri 20.000 TL olarak açıklamış, harcını da yatırdığı 22.11.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile de bilirkişi raporuna göre mal ayrılığı döneminde edinilen mallar için 297.489,12 TL katkı payı alacağı, edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde ise 28.727,50 TL katılma alacağı isteğinde bulunmuştur.
.//..
2014/6188-16175 -2-
Davalı ... vekili, dava dilekçesindeki hususların gerçeği yansıtmadığını, tarafların ayrı yaşamasında davacı tarafın kusurlu bulunduğunu, davacının evlilik birliği devam ederken üzerine düşen görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğini, davalının yıllarca yurt dışında çalışarak birikimler yaptığını, en sonunda da çalışmaları nedeni ile hasta düştüğünü, davacının maddi durumunun davalıdan daha iyi olduğunu, zamanaşımının geçtiğini, davacının çalışmasının malların edinildikleri dönemlere ait olmadığını açıklayarak davacının maddi taleplerinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında görülen davada 2002 yılı öncesi edinilen mallardan,... Merkez ... mevkiinde 101 parsel için 9.153,83 TL, 111 parsel için 5.245,45 TL, 108 parsel için 18.873,34 TL, 112 parsel için 5.965,42 TL, 339 parsel için 9.452,10 TL, ...mevkii 1448 parsel için 8.639,57 TL...kasabası 463 ada 3 parsel için 7.268,21 TL, ...2108 ada 10 parsel için 210.749,46 TL, ... Mahallesi 158 ada 18 parsel için 22.141,75 TL katkı payı alacağı olarak toplam 297.489,12 TL, 2002 yılı sonrası edinilen mallardan; Aksaray Merkez Kuskun mevkii 213 parsel için 14.640,00 TL, Paşacık mahallesi 1905 ada 19 parsel için 14.087,50 TL olarak toplam 28.727,50 TL olmak üzere toplam kabul edilen 326.216,62 TL'nin davalıdan tahsiline, 1110 ada 3 parsel ile ilgili katılma alacağı ve tasfiye talebinin reddine, davacı vekilinin araçlarla ilgili süresinde ve usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar ilk olarak 04.07.1977 tarihinde evlenmiş ve 23.07.1990 tarihinde boşanmışlardır. Daha sonra ikinci kez 30.08.1995 tarihinde evlenmişler ve 13.10.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 30.05.2011 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında ilk evlilik bakımından taraflar arasında TKM’nin 170.maddesine göre mal ayrılığı rejimi, ikinci evlilik için ise sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM'nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise, yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202, 4722 sayılı Yasa'nın 10.m.).
Dava konusu .... Mahallesi 1158 ada 18 parselin 115/581 payı 05.07.1989, ... köyü 101,108,111 ve 339 parseller 19.01.1984, 112 parsel 14.02.1984, ... köyü 1448 parselin 1/2 payı ise 08.10.1984 tarihinde tarafların ilk evlilikleri sırasında, .... Mahallesi 2108 ada 10 parsel 22.08.2000, .... Köyü 463 ada 3 parselin 212/636 payı 18.08.1999 tarihinde tarafların ikinci evlilikleri sırasında davalı ... adına edinilmişlerdir. Bu taşınmazlar açısından davacının talebi katkı payı alacağına ilişkindir.... 1905 ada 19 parsel 11.09.2007, Yapılcan Köyü 213 parsel ise tarafların ikinci evlilikleri sırasında ve aralarında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli iken davalı ... adına edinilmiş olup, dosya kapsamına göre davacının bu talebi ise katılma alacağı niteliğindedir.
Kural olarak, 743 sayılı TKM'nin yürürlükte olduğu; 01.01.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir. Katkı payı alacağı hesabında, her iki tarafın evliliğin başından mal varlığının edinildiği tarihe kadarki gelirlerinin ayrı ayrı hesaplanması tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile kocanın 743 sayılı TKM'nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü sonucu yapması gereken harcamalar toplam gelirlerinden ayrı ayrı çıktıktan sonra her birinin ayrı ayrı yapabilecekleri tasarruf miktarlarının belirlenmesi, toplam tasarruf miktarı karşısında davacının tasarrufu ile yapmış olduğu katkı oranının tespit edilmesi, bu oran ile dava konusu mal varlığının dava tarihi itibariyle tespit edilen sürüm bedeli ile çarpılarak davacının bu biçimde katkı payı alacağının saptanması ve hüküm altına alınması gerekir.
.//..
2014/6188-16175 -3-
Evlilik içinde 01.01.2002 tarihi sonrası eşlerden biri adına edinilen mal varlığı üzerinde ise diğer eşin yasadan kaynaklanan artık değerin yarısı oranında katılma alacağı isteme imkanı bulunmaktadır (TMK’nun 231, 236/1.m.). TMK'nun 222. maddesi gereğince, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Bir eşin bütün mallarının aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilmesi gerekir. Katılma alacağı bakımından talepte bulunan eşin çalışıp çalışmaması veya herhangi bir katkıda bulunup bulunmamasının bir önemi de yoktur. Katılma alacağı yasadan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gerekir.
Mal rejiminin tasfiyesi nedeni ile açılan alacak davalarında mal ayrılığı rejiminde edinilen mal varlığı ile ilgili katkı payı alacağı yönünden TMK'nun 5. maddesi yollamasıyla Türk Borçlar Kanunu'nun 146 (eski Borçlar Kanunu 125). maddesine göre 10 yıllık zamanaşımının uygulanması gerekmektedir. Diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararıyla edinilmiş mallara katılma rejimi (değer artış payı alacağı ve katılma alacağı) bakımından TMK'nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK'nun 146.maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüş, bu görüş Daire tarafından da benimsenmiştir. Bu durumda edinilmiş mallara katılma alacağı davalarında da TMK'nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK'nun 146. maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekecektir (mülga BK.m.125.). Ancak 10 yıllık zamanaşımının başlaması konusunda duraksama söz konusudur. Ağırlıklı görüş eşler arasında mal rejiminin sona erdiği tarih olan boşanma davasının açıldığı tarih başlangıç süresi olarak kabul edilmektedir. Ne var ki 6098 sayılı TBK'nun 153/1-3.bendine göre “Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur.” Kanunun bu açık hükmü gözetildiğinde başlangıç tarihi olan boşanma davasının açıldığı tarihte mal rejimi eşler arasında sona ermiş olsa bile zamanaşımı işlemeyeceğinden (duracağından) ve boşanma kararının kesinleştiği tarihe kadar da bu durma devam edeceğinden ancak boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren TBK'nun 146. maddesinde öngörülen zamanaşımı işlemeye başlayacaktır. Yani zamanaşımının başlangıç tarihinin saptanan bu olgu karşısında boşanma kararının kesinleştiği tarih olarak kabul edilmesi gerekir.
Olayda zamanaşımı def’i nedeniyle, taraflar arasında dava konusu yapılan mal varlığının edinme tarihleri dikkate alındığında öncelikle ilk evliliğin sona erdiği boşanmanın kesinleştiği 23.07.1990 tarihinden itibaren 13.10.2010 dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçip geçmediğinin çözüme kavuşturulması gerekir. Az yukarıda da açıklandığı üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 153.maddesinde (818 sayılı BK m.132) zamanaşımının durma sebepleri düzenlenmiş olup aynı maddenin 3.bendinde “Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için” zamanaşımının duracağı, zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlayacağı veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdüreceği yazılıdır. Maddede açıklandığı üzere bu maddede yazılı sebeplerin varlığı halinde zamanaşımı işlemeyecek, eğer işlemeye başlamışsa bu sebepler ortadan kalkana kadar duracaktır. Taraflar arasında ilk evlilik sırasında davalı adına edinilen mal varlığı ile ilgili mal rejiminin tasfiyesi sebebiyle istenebilecek katkı payı alacağı bakımından zamanaşımı süresi boşanma kararının kesinleştiği 23.07.1990 tarihinde başlayacaktır. Bu tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi ise 23.07.2010 tarihinde dolmaktadır. Ancak zamanaşımı süresi işlemeye başladıktan sonra taraflar yeniden 30.08.1995 tarihinde evlendiklerine göre 818 sayılı Borçlar Kanununun 132.maddesine (6098 sayılı TBK m.153) göre zamanaşımı süresi olduğu yerde duracaktır. Bu süre, tarafların ikinci evlilikleri sona erdiğinden, boşanma kararının kesinleştiği 30.05.2011 tarihinden itibaren kaldığı yerden itibaren işlemeye devam edecektir. Bu durumda ilk boşanmanın kesinleştiği tarihten sonra geçen (5 yıl 1 ay 7 günlük) süreden
.//..
2014/6188-16175 -4-
sonra ikinci boşanmanın kesinleştiği tarihten sonra işleyen süre (dava tarihine kadar henüz süre işlememiş olup ıslah tarihine kadar ise 3 yıl 1 ay 9 gün geçmiştir) dikkate alındığında gerek 13.10.2010 dava tarihine, gerekse 22.11.2013 ıslah tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği açıktır. Mahkemece evlilik süresi içinde zamanaşımı süresinin işlemediği ve durduğundan hareketle, zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilerek dava konusu tüm malvarlığı ile ilgili olarak yargılamaya devam edilmesi ve hesaplamada dikkate alınmaları doğru görülmüştür.
İşin esası ile ilgili davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davacının da çalıştığı ve mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen taşınmazlara katkıda bulunduğu kabul edilerek, dava konusu yapılan mal varlığı değerlerinin edinme tarihleri de gözönünde bulundurularak usul ve yasaya, Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde alınan bilirkişi raporları doğrultusunda yazılı şekilde katkı payı ve katılma alacağına hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bu tür davalarda fedakarlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyet kuralının da gözetilmesi gerektiğine göre yerinde olmayan davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda dökümü yazılı 5.571,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 16.712,86 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy