MAHKEMESİ: Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 02/10/2013
NUMARASI: 2012/417-2013/548
İ.. N.. ile B.. B.. ve N.. G.. ve müşterekleri aralarındaki muhtesat aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.10.2013 gün ve 417/548 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar N.. G.. ve İ.. K.. vekili ile K.. A.. vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeni ile davalıların dava konusu 863 ada 2 parsel sayılı taşınmazda paylı mülkiyet halinde malik olduklarını, dava konusu taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkin Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1566 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, taşınmaz üzerinde vekil edenine ait 3 katlı binanın bulunduğunu açıklayarak taşınmaz üzerindeki vekil edeni tarafından yaptırılan 3 katlı binanın mülkiyetinin vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı K.. İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ¼ hissesini 08.01.2007 tarihinde satın aldıklarını, vekil edeninin taşınmazda pay alırken aynı zamanda muhdesatların değeri de eklenerek satın aldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılar İ.. K.. ve N.. G.. vekili cevap dilekçelerinde; davacının dava dilekçesinde delil bildirmediğinden, delil bildirmesine muvafakatlarının olmadığını, davacının tespitini istediği gayrimenkul üzerinde 2/3 paylarının mevcut olduğunu bu oranda da kira alacaklarının bulunduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı B.. B.. vekili cevap dilekçesi ile, davacı İ.. N..'in tapu tahsis belgesi ile 184 ada 7 parselde hak sahibi Ş..H.. N..'den noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazı devraldığı, belediye meclisi kararı ile 184 ada 7 parselin ifrazı neticesinde oluşan 863 ada 2 parselin ¼ hissesinin davacı adına tescil edildiğini, tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmazın davalı olduğu belirtildiğinden bu davanın bekletici mesele yapılmasını ve taşınmaz ruhsatlı olmadığından ve tapuda belirtilmediğinden mülkiyet tespitinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı C.. T.. vekili cevap dilekçesinde; vekil edenin de aynı taşınmazda taşınmazının bulunduğunu, davacı ile vekil edeninin bir ihtilafının bulunmadığını ve bu davanın açılmasında vekil edeninin bir kusurunun bulunmadığını açıklayarak yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasını savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, Beykoz, Ç.. Mahallesi, .. Ada, .. Parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulu bulunan 19/06/2013 tarihli harita mühendisi bilirkişi raporunda kırmızı renkle gösterilen 3 katlı binanın davacıya ait olduğunun tesbitine, alınması gereken 546,48.TL harçtan peşin olarak alınan 118,80.TL harcın mahsubu ile kalan 427,68.TL nispi karar harcının davalılar İ.. K.. ve N.. G..'den Hazine yararına tahsiline, davacının bu dava nedeniyle yapmış olduğu 118,80.TL harç gideri, 163,00.TL 21 adet tebligat gideri, 420,80.TL keşif gideri olmak üzere toplam 702,60.TL yargılama giderinin davalılar İ.. K.. ve N.. G..'den alınarak davacıya verilmesine, davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 960,00.TL nispi avukatlık ücretinin davalılar İ.. K.. ve N.. G..'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine, hüküm, esas bakımından davalı K.. A.. vekili, esas, harç ve yargılama giderleri yönünden davalılar İ.. K.. ve N.. G.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; mülkiyeti davacı ve davalılar adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki ev niteliğindeki muhdesatların aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, deliller takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu taşınmazlardan 3 katlı binanın davacı İ.. N.. tarafından tesis edildiğinin tespit edildiğine, taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasının sürdüğüne, taşınmazın zemini konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen davalılar K.. A.. vekili ve İ.. K.. ve N.. G.. vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, gerek eski Medeni Kanun ve gerekse sonradan yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, sadece muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Davalılar İ.. K.. ve N.. G.. vekilinin harç, yargılama gideri ve avukatlık ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince, Mahkemece hükümde, karar ve ilam harcı, vekalet ücreti ile yargılama giderinin sadece davalılar İ.. K.. ve N.. G..'den alınmasına karar verilmekle birlikte, diğer davalıların harç, vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmamalarının gerekçesi açıklanmamış, karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin hangi değer üzerinden hesaplandığı belirtilmemiştir. Hüküm fıkrasında yer alması gereken hususlar HMK'nın 297. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Buna göre, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Verilen hüküm harç ve yargılama giderleri bakımından hak ve borçları denetime açık biçimde belirtmediğinden anılan madde hükmüne aykırıdır.
Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nun 326. maddesine göre; “Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraflardan alınmasına karar verilir" hükmü, aynı Yasanın 312/2. maddesinde ise "davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermemiş, ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderinden sorumlu değildir" ibaresi yer almaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece vekalet ücreti ve yargılama gideri hesaplanırken, HMK'nın 326. ve 312/2. maddeleri göz önünde bulundurularak; dava konusunun ise davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri olduğu, yargılama sonunda hükmedilecek karar ve ilam harcının muhdesatın toplam değeri üzerinden değil muhdesatın davalıların payına isabet eden bölümü üzerinden belirlenerek yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde Yargıtay denetimine elverişli olmayacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davalılar İ.. K.., N.. G.. ve K.. Firması vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün harç, yargılama giderleri ve Avukatlık ücretine ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK. m. 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 136,50 TL peşin harcın davalı K.. Gayrimenkul Yatırım ve Taah. A.Ş.'ye, 166,00 TL peşin harcın da davalılar N.. G.. ve İ.. K..'a iadesine 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy