MAHKEMESİ: Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 15/04/2013
NUMARASI: 2012/553-2013/410
H.. D.. ile A.. B.. ve M.. M.. aralarındaki müdahalenin önlenmesi davasının kabulüne dair Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.04.2013 gün ve 553/410 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan M.. M.. tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekil edenin zilyetliği altında bulunan ve özel yol olarak kullanılan yere davalıların el atmaları nedeniyle açılan dava sonunda, Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/1361 Esas, 2008/1857 Karar sayılı ilamı ile 12 m2’lik bölüme ilişkin davalıların el atmasının önlenmesine karar verildiğini, ancak davalıların bu karara rağmen yolu kapatmak suretiyle 6 m2 yüzölçümlü yere el attığını ve vekil edenin tasarrufunun engellendiğini açıklayarak haksız el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı M.. M.., davanın yersiz açıldığını, yol olarak kullanılan yere müdahalesi bulunmadığını, davalı A.. B..r ise, davacı tarafından açılan önceki müdahalenin önlenmesi davasında kabul kararı verildiğini, bu kararın kesin hüküm oluşturduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, önceki kararda, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece, öncesinde haksız müdahalenin önlenmesine karar verilmiş ise de davalıların bu kez yolu kapatmak suretiyle 6 m2'lik bölüme yeniden el atmalarının öncekinden bağımsız yeni bir müdahale niteliğinde olup davacının yeni müdahaleye karşı el atmanın önlenmesini isteme hakkı bulunduğuna işaret edilerek bozma sevk edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne, davalı A.. B..r’un bilirkişi ek raporunda F harfi ile gösterdiği 49,69 m2'lik kısma, davalı M.. M..’in aynı raporda C harfi ile gösterilen 35 m2'lik bölüme yönelik müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan M.. M.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; özel yol niteliğindeki yere yönelik el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de davalılardan M.. M.. aleyhine verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığı gibi hükmün infazı da mümkün bulunmamaktadır. TMK.nun 713/7. Fıkrası gereğince teknik bilirkişinin krokisi kararın eki niteliğindedir. Anılan fıkrada; “Tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir” denilmektedir. Hükme esas alınan kroki üzerinde yapılan incelemede; B harfiyle gösterilen yere davalı M.. M.. tarafından el atıldığı, hüküm fıkrasında yazılı C harfiyle gösterilen yerin ise dava dışı A.. S..’in kullandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, C harfiyle gösterilen yere el atmanın önlenmesine karar verilmiş ise de C harfiyle gösterilen kısmın davalı M.. M.. ile ilgisi yoktur. C harfiyle gösterilen bölüm 35 m2, B ile gösterilen bölüm ise 36 m2 miktarında olduğundan hüküm fıkrasındaki çelişkinin maddi hata olarak kabul edilmesine de olanak bulunmamaktadır. Mahkemece, davalı M.. M..’in müdahalesine konu yerin kuşkuya yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken, hükmün infazında duraksama meydana getirecek şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı M.. M.. vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün davalı M.. M..’e ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 34,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı M.. M..'e iadesine, 28.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy