MAHKEMESİ : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/09/2013
NUMARASI : 2011/299-2013/444
C.. T.. ve R.. B.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Gebze 3. Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.09.2013 gün ve 299/444 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.11.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı C.. T.. bizzat ve vekili Avukat İ.. K.. geldi, başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Coşkun dava dilekçesinde, Gebze İstasyon Mahallesi H.. çeşmesi mevkiinde bulunan .. ada ..parselin 1538/4627 hissesinin R.. B.. adına kayıtlı iken, bu hissenin tamamını 17.02.1975 tarihinde davacıya sattığını ve bu hissenin devri konusunda davacının eşi L.. T..'e vekaletname verdiğini, zaman içerisinde dava konusu taşınmazın şüyulandırmaya tabi tutulduğunu, .. ada 1 parsele dönüşerek 706 m2 hissenin R... B.. adına kaydedildiğini, davacının buraya bodrum ve iki kattan oluşan betonarme ev, kömürlük, kuyu gibi müştemilatlar yaptırdığını ve bahçesine meyve süs ağaçları dikerek ikamet etmeye başladığını, iskan izni almak için Belediye'ye başvurduğunu, fakat zaman içinde dava konusu taşınmazın ifraz görmemiş olarak yapılmış özel parselasyonlar sebebiyle satışının yasaklanması ve sahibi R.. B..'nın vefat etmesi nedeni ile tapuda adına tescilini yaptıramadığını, Remzi mirasçılarının bu işe razı gelmelerine rağmen bugüne kadar davacıya taşınmazın tescili için muvafakat vermediklerini açıklayarak 706 m2 miktarındaki dava konusu ... ada 1 parsele ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı R.. B.., dava doğru olmadığını, bir satış vaadi de bulunmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen cevap vermemiş ve duruşmalara gelmemişlerdir.
Mahkemece, tapulu taşınmazın haricen satın alınmasının davacıya iptal ve tescil isteme hakkı kazandırmayacağı gerekçesi ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi sonrasında davacı tarafından Mahkemeye sunulan 22.11.2011 havale tarihli açıklama dilekçesi ile 05.12.2011 tarihli dilekçesinde, davacının taşınmazı haricen R.. B..’dan satın aldığı, 30 yılı aşkın zilyetliğin sürdürüldüğü, tapuyu alamadan R..’nin öldüğü ve ölümden itibaren de 28 yıl geçtiği açıklanarak TMK’nun 713/2. ve ilgili maddeleri gereği taşınmazın davacı adına tescilinin istendiği bildirilmiştir. Ayrıca TMK’nun 713/2.maddesine dayanılarak tescil isteğinde bulunulduğu 09.05.2012 tarihli ön inceleme duruşmasında da tespit edilmiş ve uyuşmazlığın davacının talebi dikkate alınarak TMK’nun 713. maddesinde düzenlenmiş olağanüstü zamanaşımı ile bu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilip verilemeyeceğinin hukuki tartışmasının yapılarak bir karar verilmekten ibaret olduğu belirtilmiştir. Nihayet davacı vekili 17.05.2012 tarihli dilekçesinde talep bölümünde isteğini “920 ada 1 parselin R.. B.. adına olan tapu kaydının iptali ile TMK’nun 713/2.maddesi gereğince davacı adına tescili” şeklinde netleştirmiştir. Tüm bu açıklamalar karşısında davacının TMK’nun 713/2.maddesinde düzenlenen “ölüm” sebebine dayanılarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Davada, TMK'nun 713/2. maddesinde yer alan ölüm sebebine dayanıldığına göre, taraf teşkilinin sağlandığı, anılan maddede kazanma koşulları arasında iyiniyet ve zilyetliğin kayıt maliklerinden satın alma ile başlaması gerekmediği, harici satışın sadece zilyetliğin başlangıcı bakımından taraflar arasında hukuki değer taşıdığı da gözetilerek tarafların tüm delillerinin toplanması, olayda TMK'nun 713/2. maddesindeki olumlu olumsuz koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, dayanılan hukuki sebep dikkate alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, talebin harici satıştan kaynaklanan tapu iptali ve tescil şeklinde hatalı olarak nitelendirilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy