MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3. kişi vekili, davalı-alacaklı tarafından borçlu şirket aleyhine yapılan takipte müvekkiline ait menkul malların haczedildiğini, müvekkilinin mahcuzları dava dışı Mil Turizm İnş. ..... Şirketi'nden bedellerini ödeyerek fatura karşılığında satın aldığını, vergi ve ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, borçlunun işletme ve şubesini kapattıktan sonra müvekkilinin aynı adreste şube açtığını, müvekkili şirket ile taşınmaz sahibi arasında 07.01.2013 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını istihkak iddiasının kabulü ile takibin durdurulmasına ve haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-alacaklı vekili, ödeme emrinin borçluya "....." adresinde tebliğ edildiğini, ticaret sicil kayıtlarına göre haciz yapılan adresin borçlunun adresi olduğunu, haczin borçlu çalışan ve yetkililerinin huzurunda yapıldığını, hacze konu malların ..... Şirketi'nden satın alındığı iddia edilmiş ise de bu şirket ile davacı-3. kişi şirket arasında organik bağ bulunduğunu, yapılan tüm işlemlerin iş yeri devri mahiyetinde olup, anlaşmalı olduğunu alacaklının haklarını etkilemeyeceğini İİK 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi alacaklı yararına olduğundan davanın reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ödeme emrinin borçluya, "......." adresinde tebliğ edildiği, ticaret sicil kayıtlarına göre haciz uygulanan adresin borçlunun adresi olduğu, haczin borçlu çalışan ve yetkililerinin huzurunda yapıldığı borçlu şirket çalışanının haciz yapılan bu iş yerinde hazır bulunduğu, hacizli malların ..... ve ...Şirketi tarafından ihaleyle satın alınarak istihkak iddiasında bulunan üçüncü şahıs ...'ne satıldığı iddia edilmiş ise de bu şirketlerin yetkililerinin ve ortaklarının aynı şahıslar olup aralarında organik bağ bulunduğu ve davaya dayanak yapılan.... Şirketi tarafından düzenlenen faturaların borçlu-şirket adına düzenlendiği, haciz yapılan adresin borçlu tarafından kullanılan adres olduğunun kabulü gerektiği vergi ve ticaret sicil kayıtlarına göre haciz uygulanan adresin borçlu şirketin şubesi olduğu boçlu şirket ve davacı 3. kişi şirketin hacizli malı birlikte ellerinde bulundurduğunun kabulü gerektiği, borçlu lehine olan İİK. 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından geçerli belgelerle ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3. kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nun 96 v.d. maddelerine dayalı olarak 3. kişi vekilinin açtığı istihkak talebine ilişkindir.
Davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı 3. kişi ..... Şirketi'nin, mahcuzları alacağına mahsuben ihale yolu ile alan ..... Şirketi'nin hakim ortaklarından ...k tarafından kurulmuş olması, davacı 3. kişi şirket ile borçlu şirket arasında organik bağın varlığını göstermez. Zira davacı 3. kişi şirketin malları fatura ile satın aldığı ...... ..... Şirketi'nin alacağın doğum tarihinden daha önceki bir tarihli çeke dayalı olarak, yine bu takipten önce başlatılan bir icra takibi sonucunda mahcuzları kendi alacağına mahsuben ihale yolu ile satın aldığı ve bu şirket ile borçlu şirket ortaklarının tamamen birbirinden farklı olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, borçlu...... Şti'nin haciz mahallindeki şubesini, 07.01.2013 tarihinde terk etmesi ve davacı 3. kişi şirketin bu tarihten sonra aynı yerde faaliyete başlamış olması karşısında, haczin 3. kişi şirketin işyerinde yapıldığı, bu itibarla mülkiyet karinesinin davacı 3. kişi lehine olduğunun kabulü gerektiği, davanın İİK 96 v.d. maddeleri gereğince 3. kişi tarafından açılmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı, mülkiyet karinesinin aksi davalı alacaklı tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilemediğinden, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. Kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366.ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozmaya göre davalı alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 07.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.