MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil-katkı payı alacağı
... ile ... (...) aralarındaki tapu iptali ve tescil, katkı payı alacağı davasının reddine dair .... Aile Mahkemesi'nden verilen 12.12.2013 gün ve 468/1191 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.09.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... ve karşı taraftan davalı vekili Avukat...geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların 1980 yılında evlendiklerini, davalının ev kadını olup gelir getirici bir işte çalışmadığını, evlilik birliği içerisinde vekil edenin kazancıyla satın alınan 2 adet taşınmazın, evlilik birliğinin sürdürülmesi ve kadının sosyal güvencesi amacıyla davalı adına tescil edildiğini, taşınmazların edinilmesine davacının katkısı bulunmadığını açıklayarak tapu kayıtlarının iptaliyle 1/2 oranında vekil edeni adına tapuya tescilini talep etmiş, harcını yatırmak suretiyle verdiği ıslah dilekçesinde her iki taşınmaz üzerinden 160.000 TL'nın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, taşınmazların mal ayrılığı rejimi döneminde satın alındığını, dava dilekçesinde açıkça evlilik birliğinin sürdürülmesi ve kadının sosyal güvencesi amacıyla vekil edeni adına tescil edildiği ileri sürüldüğünü, bu işlemin açıkça elden bağışlama niteliğinde olduğunu, ayrıca tapu iptali talebinde bulunulamayacağını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazların evlilik birliğinin sürdürülmesi ve kadının sosyal güvencesi amacıyla davalı adına tescil edilmesinin elden bağışlama niteliğinde olduğu ve davalının kişisel malı haline dönüştüğü, böyle bir taşınmaz için katkı nedeniyle alacak isteğinde bulunulamayacağı görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 02.05.1980 tarihinde evlenmişler, 23.01.2007 tarihinde açılan davanın boşanmayla sonuçlanması üzerine, 04.12.2008 tarihinde kesinleşen hükümle boşanmışlardır. Eşler arasında, başka mal rejimi seçilmediğinden evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK'nun
-//-
2014/7676-16680 -2-
yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM'nin 170. m.) rejimi, bu tarihten boşanma davasının açıldığı 23.08.2010 tarihine kadar TMK'nun 202 ve devamı maddeleri uyarınca edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Dava konusu 1 nolu bölüm, 25.08.1994 tarihinde, 4 nolu bağımsız bölüm ise 08.11.1989 tarihinde üçüncü kişiden satın alma yoluyla paylı mülkiyet şeklinde davalı ... (...) adına tescil edilmiştir.
Dava; 743 sayılı TKM'nın 170.maddesine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak isteğine ilişkindir. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konu taşınmazlar mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde üçüncü kişiden satın alınarak davalı adına tescil edildiğine, dilekçesi ve aşamalarda açıkça taşınmazın evlilik birliğini sürdürmek ve kadının sosyal güvencesi amacıyla davalı adına tescil edildiği ileri sürüldüğüne, böyle bir taşınmazın davalıya bağışlandığının kabulü gerektiğine, karşılıksız kazandırma yoluyla davalıya geçen taşınmaz için kişisel katkıya dayalı olarak katkı payı alacağı istenilmesi mümkün bulunmadığına göre, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL. Avukatlık Ücreti'nin davacı taraftan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, taraflarca HUMK'nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL harç alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy