MAHKEMESİ: Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 06/03/2014
NUMARASI: 2013/474-2014/103
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Takip dayanağı İstanbul 22.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/267 Esas, 2013/188 Karar sayılı ilamında, “davacı A.. yönünden 26.280, 40 EURO'nun, davacı Durmuş yönünden ise 66.467,94 EURO'nun 02.12.1999 tarihinde itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile İ.. banktan tahsiline " karar verilmiştir.
Şikayetçi borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, takipte faiz hesaplamasının yanlış yapıldığından takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edimştir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Tebliğleri gereğince, bankalar uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit ederek, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na bildirmek zorundadırlar. Bildirilen bu oranlar bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranlar olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebilmektedir.
Somut olayda, Mahkemece anılan yasal düzenleme kapsamında kamu bankalarından faiz oranlarının sorulmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; TCMB'nin internet sitesinden alınanan faiz oranlarına göre hesap yapıldığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, ilam ve Yasa maddesi nazara alınarak, Devlet bankalarının takip konusu yabancı paraya fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranlarının, ilgili bankalar genel müdürlüklerinden sorularak tespiti ile bu oranlar esas alınarak faiz hesabı yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken, bilirkişinin TCMB'nin internet sitesinden aldığı faiz oranlarına göre yaptığı hesaplamanın kabul edilerek hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.