MAHKEMESİ: Posof Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 07/11/2012
NUMARASI: 2012/105-2012/212
İ.. B.. ile Hazine ve Süngülü Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Posof Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.11.2012 gün ve 105/212 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, Posof İlçesi Süngülü Köyü'nde bulunan, 101 ada parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, ancak, kendisinin daha evvel bu taşınmazı F.. A.. isimli kişiden satın aldığını açıklayarak, Hazine adına olan tapu kaydının iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. Diğer davalı Hazine temsilcisi ise dava konusu taşınmazın etrafının merayla çevrili olduğunu, daha evvel Kaymakamlık tarafından Hazine lehine men kararları verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 101 ada parsel sayılı taşınmazın; Posof Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/5 Esas ve 2012/8 Karar sayılı dava dosyasında yer alan, fen bilirkişisinin 06/10/2010 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfli sarı renk ile gösterilen kısmının tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, görev, kamu düzeni ile ilgili olup Mahkemece davanın har aşamasında kendiliğinden gözetilir. Kadastro tutanağı düzenlenmiş, ancak kadastrosu tamamlanmamış taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklara bakmak Kadastro Mahkemesi'nin görevine girer. Kadastro tutanağı düzenlenmekle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26/son maddesinin hükmüne göre, görev Kadastro Mahkemesi'ne geçmiştir. Öte yandan, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesinin 1. fıkrası ile de, kadastro tutanağı kesinleşmemiş taşınmazlara ilişkin davaların Kadastro Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; 101 ada parsel sayılı taşınmazın 25.03.2008 tarihinde mera vasfıyla orta malı olarak tespit gördüğü, ancak yapılan tespite itiraz edilmesi nedeniyle kadastro tutanağının kesinleşmediği, Tapu Müdürlüğü'nün cevabi yazısından taşınmazın Posof Kadastro Mahkemesi'nin 2008/95 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu ve davanın henüz sonuçlanmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde düzenlenen 20 yılı aşkın süreyle nizasız aralıksız malik sıfatıyla zilyetlikle oluşan mülkiyet hakkına dayanarak 101 ada parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş ise de; taşınmazın Posof Kadastro Mahkemesi'nin 2008/95 Esas sayılı dosyasında davalı olması nedeniyle bu parsele ait tutanak henüz kesinleşmemiş olduğuna göre, davaya bakma görevi Kadastro Mahkemesi'ne aittir. Mahkemece anılan hükümler göz önünde tutulmak suretiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası yönünden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 388/4.(HMK m.297/ç) ve HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy