MAHKEMESİ : Kağızman Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/11/2013
NUMARASI : 2013/28-2013/194
L.. Ö.. tarafından açılan veraset davasının reddine dair Kağızman Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.11.2013 gün ve 28/194 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/48 Esas sayılı dosyasında Leyla, Ziyade ve Gülsüm'e ait veraset belgesinin çıkarılabilmesi için yetki ve süre verildiğini açıklayarak bu kişilere ait mirasçılık belgesinin düzenlenmesini istemiştir.
Mahkemece, mirasçılık belgesi istenen kişilere ait anne, baba adı ile doğum tarihleri verilen kesin süre içinde davacı tarafta belirtilmediği ve mirasçılık belgesi düzenlenmesi için yeterli bilgi bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 30. maddesi hükmünde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda "taraflarca hazırlama ilkesi" geçerli ve Hakim tarafların talepleriyle bağlı olup; Hakim, talepte bulunan tarafın iddia ettiği olaylar ve ileri "sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re'sen araştırma ilkesi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olanı davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi, bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.
Somut olaya gelince, dosya kapsamında mirasçılık belgesi istenen kişilere ait nüfus kayıtlarına ulaşılamadığı anlaşılmaktadır. Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında hasımsız açılan mirasçılık belgesi verilmesi davalarında mirasçılığın her türlü delille kanıtlanabileceği, mirasçılık belgesi istenen kişilerin nüfus sicilinde kaydı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilemeyeceği kuşkusuzdur. Bu halde, davacının mirasçılık belgesi düzenlenmesi istenen şahıslardan Gülsüm'ün dedesinin annesi ve diğer iki şahıs Leyla ve Ziyade'nin dedesinin kardeşleri olduğunu ileri sürmüş olması karşısında nüfus kaydının bulunabileceği İl, İlçe Nüfus Müdürlüğü ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri
Genel Müdürlüğü'nden sorularak öncelikle kayıtlı olup olmadıklarının belirlenmesi, kayıtlı olmadıklarının tespiti halinde, her türlü delille ispatı mümkün olduğundan davacının bildireceği delillerin toplanarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir. Kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy