MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3. kişi vekili, 10.3.2008 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını, borçlu firmadan müvekkilinin de alacaklı olduğunu, borçlu hakkında ... 8.İcra Müdürlüğü'nün 2005/5503 sayılı dosyasında takip yürütüldüğünü, konfeksiyon imalatında kullanılan makina ve ofis malzemelerinin haczedilerek müvekkilinin depolarına kaldırıldığını, bu mallar yerine müvekkilinin mallarının haczedildiğini ileri sürerek haczin kaldırılması ile tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz sırasında borçlu şirket yetkilisinin hazır olduğunu, davacı şirkete ait bilgisayar kayıtlarında borçlu firmaya ait hesap cetvelinin bulunduğunu, haciz adresinde borçlu ile davacı şirketlerin birlikte faaliyette bulunduklarını, borçlu şirketin diğer ortağı olan Ahmet Çakıroğlu'nun da haciz sırasında içeride olduğunun güvenlik görevlileri tarafından beyan edildiğini, daha önce borçlu firmada çalışan 18 işçinin borçlu firma kapanınca davacı şirkette çalışmaya başladığını savunarak, davanın reddi ile tazminat istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca, dava konusu alacağın % 20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm; davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önemle ifade etmek gerekir ki; 2004 sayılı İİK'nun 97/13. maddesinde: "İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur...” düzenlemesi yer almaktadır. Ancak 02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile tazminat oranı % 20 olarak değiştirilmiştir. Bu durumda 02.07.2012 tarihinde 6352 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile yürürlüğe giren bu değişiklik nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat oranının % 20 olarak uygulanması gerekir. Mahkemece de, isabetli biçimde, değişiklikten sonraki oran dikkate alınarak hüküm kurulmuştur.
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına, mahkemece İİK'nun 97/13. maddesindeki tazminat oranının % 20 olarak değiştirilmesine dair 6352 sayılı Kanun'un 19. maddesi hükmü de dikkate alınarak değişen oran üzerinden hüküm kurulmuş olmasına göre, yerinde olmayan temyiz sebeplerinin reddiyle bozma gereğine ve usule uygun mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile bozma gereğine ve usule uygun mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 26.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy