MAHKEMESİ : Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/05/2012
NUMARASI : 2010/79-2012/412
T.. Y.. ve müşterekleri ile Ş.. Y.. ve müşterekleri aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.05.2012 gün ve 79/412 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar M..Ş.. ve İ.. Y.. vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, A.. köyü .. parsel sayılı taşınmaz üzerindeki iki katlı binanın tapuda görünmediğini, .. parsel ile ilgili ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, binanın davacılardan Tunay tarafından yaptırıldığını, davalıların bina yapımı ile ilgileri olmadığını açıklayarak dava konusu 133 parsel üzerindeki iki katlı binanın davacı T..Y.. tarafından yapıldığının ve T..’a ait olduğunun tespitine, bu hususta tapu kütüğüne şerh konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, duruşmaya gelen veya cevap veren olmamıştır.
Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulü ile davacılar Ş.. Y.., T.. Y.., T..Y.. (K..) ve G.. Y.. yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine, Samsun İli Alaçam İlçesi ..Köyü H.. mevkiinde kain ..parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan, dosyada mevcut 11.01.2012 tarihli inşaat bilirkişisi V..Ü..’nün rapor ve krokisinde gösterilen toplamda 187,39 m2’lik iki katlı betonarme binanın davacı T.. Y.. tarafından yaptırılmış olduğunun tesbitine, davacı tarafın mülkiyetin tespiti ve tapu kütüğüne şerh konulmasına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalılar M.. Ş..ve İ.. Y.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti ve bu hususun tapu kütüğüne şerh verilmesi isteğine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 312/1. maddesi hükmüne göre kural olarak, davalı tarafın davayı kabul etmesi halinde yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulması, bunun sonucu olarak davacı tarafın yaptığı giderlerin davalıdan tahsiline, vekille temsil edilmiş ise, davacı taraf yararına vekalet ücretine
hükmedilmesi gerekir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre davanın kabulü halinde davacı tarafın yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması için davayı kabul etmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda ve birlikte kabulün en geç taraf teşkilinden sonraki ilk duruşma oturumunda yapılması ve davalının hal ve durumu itibarı ile dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması gerekir. Bu iki koşuldan herhangi birinin gerçekleşmemiş olması halinde davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalının yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekeceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, davalıların iki katlı evin davacı tarafa ait olduğuna bir itirazı olmadıkları, hal ve davranışları ile eldeki davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri kabul edilebilirse de duruşmaya gelmedikleri, davayı kabul etmedikleri gözetildiğinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarını gerektiren koşulların somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Diğer yandan gerek eski Medeni Kanun ve gerekse sonradan yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhdesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, sadece muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyetin tespiti istemi ile ilgili red kararı verilmesi de yerindedir.
Ancak, muhdesat niteliğindeki dava konusu iki katlı evin üzerinde bulunduğu 133 parsel sayılı taşınmazda davacı tarafın miras bırakanı İlyas Yavuz'da 2/4 oranında paydaş olduğuna, bu kısım uyuşmazlık konusu olmadığına göre yargılama sonunda hükmedilecek karar ve ilam harcı ile avukatlık ücretinin taşınmazdaki davalı taraf payına isabet edecek muhdesat değeri (zemin bedeli hariç iki katlı evin bedeli) üzerinden belirlenmesi, öte yandan; davanın kısmen kabul edildiği gözetildiğinde davacı tarafca yapılan yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranında davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davalıların 133 parseldeki payları dikkate alınmaksızın, davacı tarafın payına isabet edecek muhdesat değeri de hesaplamaya katılarak davalılar aleyhine fazla şekilde harç ve avukatlık ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinden sorumlulukta da kısmen kabulün gözetilmemiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar M.. Ş.. ve İ.. Y.. vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün harç, avukatlık ücreti ile yargılama giderlerine ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 833,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılar Mesut, Şükrü ve İ.. Y..'a iadesine, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy